(1086 S. K. m. 83, 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2001/479-2002/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yangın rizikolarına karşı davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait fabrikada çıkan yangın sonucu makine ve tesisler ile büro demirbaşlarının büyük oranda hasar gördüğünü, davalının zararı keyfi olarak hesaplayıp düşürdüğünü, toplam gerçek zararın ( 332.000.000.000 ) TL. olmasına karşın davalı tarafından 217.779.012.000 TL. sigorta tazminatı ödendiğini, yangın nedeniyle iflas ve yok olma durumuna düşen davacının bu miktarı kabul etmek zorunda kaldığı, bunun gerçek rızayı göstermediği hususunda noterde tutanak tutulduğunu, ibranamelerin müzayaka halinde imzalandığını ileri sürerek şimdilik ( 1.000.000.000 ) TL. sigorta tazminatının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, bilahare 17.10.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ( 114.000.000.000 ) TL.ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, hesaplanan zarar ve tazminatın davacı tarafından hiçbir çekince ileri sürülmeden kabul edilip, müvekkilinin ibra edildiğini, davacının müzayaka halinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı vermiş olduğu dilekçesinde, ıslah yolu ile artırılarak, bu davaya eklenen ( 113.000.000.000 ) TL.nin zamanaşımına uğradığından bahisle reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın dairemizin 31.05.2001 gün ve 2001/3322-4871 sayılı ilamıyla özetle, davacının gerçek zarar miktarı belirlendikten sonra gabin olgusunun unsur ve şartlarının tartışılmasının gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan ( 114.000.000.000 ) TL. daha talep etmeye hakkı bulunduğu, davacının 17.10.2002 tarihli dilekçesi ile davasını tamamen ıslah ettiği, davanın tamamen ıslahı halinde ıslah olunan davanın ilk davanın açıldığı tarihte açılmış sayılacağı, dolayısıyla zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ( 114.000.000.000 ) TL.nin 16.04.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı şirket nezdinde yangın rizikolarına karşı sigortalı fabrikada meydana gelen gerçek zarar miktarının davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı, 1.000.000.000.TL. olan talebini ıslah ederek 114.000.000.000-nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Davanın tamamen ıslahı HUMK. 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür. Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir. Nitekim, 4.2.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK.84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip ,Yargıtayca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, bozma ilamında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulduğuna ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davalının kazanılmış hakkına ve YİBK.na aykırı olarak davanın ıslahı kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy