(818 S. K. m. 101) (6762 S. K. m. 1292, 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.01.2003 tarih ve 2002/227 - 2003/17 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işyerindeki menkul malların davalı şirkete sigortalı olduğunu, 09.02.2002 tarihinde büfedeki sigara ve tekel ürünlerinin çalındığını, sigorta şirketinin yaptığı 2.368.500.000 TL.lik ödemenin zararı karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000.000.000 TL.nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 18.12.2002 tarihinde davasını ıslah ederek müddeabihi 4.427.000.000 TL' ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz raporuna göre hesaplanan tazminatın davacıya ödendiğini, olayda eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının toplam zararının 6.795.500.000 TL olduğu, hakem bilirkişi yoluna gidilmeyip dava açılmış olduğundan dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne, 4.427.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, tüm işyeri sigorta poliçesine dayalı bakiye tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirket, olay tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesini istemiş, mahkeme hakem bilirkişi yoluna gidilmeyip dava açıldığından dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmetmiştir. İşin esasının çözümü için hakem- bilirkişiye gidilmeyip mahkemeye başvurulduğuna göre alacağın muaceeliyetini hakem-bilirkişi raporuna bağlayan poliçe genel şartının uygulama alanı da ortadan kalkar ve genel hükümlere tabi olur. Konuyu düzenleyen TTK.nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 1292/1.maddesi uyarınca, bu maddede belirtilen tarihte sigorta tazminatı muaccel hale gelir ve yine B.K.nun 101/2.maddesi uyarınca ihbar edilen günün hitamı ile borçlu sigortacı temerrüde düşer. Davacı vekili, 09.02.2002 tarihindeki hırsızlık olayının aynı gün davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece anılan yasa hükmüne göre ihbar tarihi araştırılmadan yazılı gerekçeyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy