(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 19.11.2002 tarih ve 2001/463-2002/724 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirket nezdinde hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı bulunduğunu, teminat kapsamında malzemelerin çalındığını, davalının zararı karşılamadığını iddia ederek, 550 milyon TL.nin olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı işyeri ile rizikonun meydana geldiği yerin adreslerinin farklı olduğunu, hırsızlık olayının meydana geldiği iddiasının şüpheli bulunduğunu, davacının gerçek zararını ispat etmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, rizikonun meydana geldiği adresin farklı olduğu, teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle, davanın reddine yönelik kararı, Dairemizce, riziko adresi ile sigortalı iş yerinin aynı adres olup olmadığının araştırılması gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulün dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davalının, davacının gerçek zararını kanıtlaması savunmasında bulunduğu, bu savunma üzerinde durulup değerlendirme yapılması, noksan inceleme olduğu gerekçesiyle tekrar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, 500.000.000 TL. maddi zararın olay tarihi olan 04.01.1998 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hırsızlık rizikosunu da içeren yangın sigorta poliçesinden doğan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 550.000.000 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, mahkemece tesis edilen ve Dairemiz'ce davalının temyizi üzerine bozulan 12.07.2000 tarih 2000/49-311 sayılı kararında istenilen tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş olup, anılan hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Hüküm bu yönüyle kesinleşmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. O halde, tespit edilen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 2. maddesindeki ...olay tarihi olan 4.1.1998... ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, ...dava... ibaresinin, yine aynı maddedeki ...ticari.. ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, ...yasal... ibaresinin eklenmelerine, kararın bu şekilde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy