(1086 S. K. m.532)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/1206 - 2002/1423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.11.2003 günde davacı avukatı Süleyman Ağasalı gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işlettiği Barış isimli geminin Mersin Ashdod seferi sırasında şanzımanında meydana gelen arıza nedeniyle hareketsiz kalıp müşterek avarya ilan ettiğini ve 1974 York-Anvers kurallarına göre hakem-dispeççiler tayin edilip geminin ve yüklerin garame payının belirlenerek karara bağlandığını ileri sürerek, 12.1.1999 tarihli hakem kararının tasdikini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.... Sigorta A.Ş. vekili, avarya hakem dispeççi kararını kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevinin hakem-dispeççi kararını HUMK.nun 532 nci maddesi uyarınca sadece taraflara tebliğle sınırlı olduğu ve bu karar öncesinde taraflara ulaştırılarak amaca ulaşıldığından başkaca yapılacak bir işlem kalmadığı gerekçesiyle, esasın kapatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hakem dispeççi kararının tasdiki istemine ilişkindir.
Dairemiz'in 12.03.2002 gün ve 2001/10475-2002/2260 sayılı kararında hakem dispeççi kararının hukuki niteliği açıklanmış ve hakem dispeççi kararının tasdikinin mahkemeden istenmesi halinde mahkemenin yapacağı işlemin neden ibaret olduğu açıkça vurgulanmış olmasına karşın mahkemece, bozma kararındaki açıklamalar dikkate alınmaksızın hakem kararının daha önce tebliğ edildiğinden bahisle ve bozma kararı gerekleri yerine getirilmeden esasın kapatılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bu durumda mahkemece yapılacak iş; 12.03.2002 tarihli bozma kararında açıkça belirtildiği gibi, hakem-dispeççi kararının HUMK.nun 532 nci maddesi uyarınca taraflara tebliğinden ibaret iken, bu kez de, daha önce tebliğ edilmiş olduğu belirtilerek, tarafların hakem-dispeççi kararını temyiz edebilme olanağının kaldırılması ve bu şekilde bozma gereklerinin de yerine getirilmemesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy