(6762 S. K. m.1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2002 tarih ve 2000/949 - 2002/1682 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı temsilcisi, müvekkil şirketin davalı şirkete yangın poliçesi ile sigortalı olduğunu, 21.12.1999 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan (2.414.366.738) TL hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının 17.08.1999 tarihli depremde oluşan delikler kullanılarak meydana geldiğini, davacının gerekli koruma önlemlerini almadığını, çalındığı ileri sürülen televizyonun duvar çatlağından çıkarılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, hırsızlığın, deprem sonucu oluşan duvar çatlağının yıkılması sonucu yapıldığı, davacının hırsızlığın meydana gelmesinde bir ihmalinin sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan meblağın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, tüm mal sigortası türlerinde olduğu gibi, yangın sigortasında da, sigorda kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigortacı tarafından "gerçek zarar miktarının" ödenmesi gereklidir. TTK.nun 1299/2 maddesi uyarınca sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmektedir. Zarar miktarının iddia ve ispatı ise sigorta ettirene düşen bir görevdir. Bu durum karşısında mahkemece, sigorta ettirene, çalındığı iddia edilen mallara ait ticari defter kayıtları, irsaliye ve fatura gibi yan delilleri ibraz ettirilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, gerçek zarar miktarının tespiti konusunda hiçbir inceleme yapılmadan talep edilen meblağa hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı sigortacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy