(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.11.2002 tarih ve 2001/221 - 2002/890 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,d avalının yaptığı kazı çalışmaları sırasında müvekkiline ait yer altı kablolarına zarar verildiğini ileri sürerek 212.689.680 TL.nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya müvekkili idarenin herhangi bir zarar vermediğini, taraflar arası protokol hükümlerine uymayan davacının kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, ticari iş ilişkisi söz konusu olmadığını reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı elemanlarının kanalizasyon çalışmaları sırasında davacıya ait yeraltı kablolarına hasar verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne 212.689.680 TL.nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirketin kablolarına davalı tarafından verilen zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde reeskont oranında faiz talep etmiş olup, mahkemece gerekçe gösterilmeksizin yasal faize hükmedilmiştir. Taraflar tacir olup, TTK'nun 3. maddesine göre ticari müesseseyi ilgilendiren bütün muamele ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari işlerde, 3095 Sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değiştirildiği 01.01.2000 tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun'un 2/3. maddesi hükmü gereğince reeskont faizi, 01.01.2000 tarihinden sonraki dönemde ise 3095 Sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2/2 nci maddesi hükmü gözetilmek ve infaz aşamasında dikkate alınmak üzere reeskont faiz oranının üzerinde olduğu takdirde avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün üçüncü satırındaki yasal faiz ibaresinin çıkarılarak yerine 31.12.1999 tarihine kadar % 80 reeskontu 01.01.2000 tarihinden itibaren infaz aşamasında 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gözetilmek suretiyle değişen oranlarda avans faizi kelimelerinin eklenmesiyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.585.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy