(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.04.2002 tarih ve 2000/1388 - 2002/554 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının 105.000.000. TL aidat borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibini davalının itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek, bu alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiş, 11.12.2000 tarihli ıslah dilekçesiyle bu davanın alacak davası olması nedeniyle icra-inkar tazminatı taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacı icra-inkar tazminatı istediğine göre davanın itirazın iptali davası olduğunu ve 1 yıllık süresi içinde açılmadığını, ıslaha muvafakat etmediklerini, davalının temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faiz istenemeyeceğini, kesinleşmiş bir genel kurul kararı olmadığından müvekkilinden aidat istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle borçlu olan davalının takip üzerine kooperatifin banka hesabına toplam 190.000.000. TL ödediği ve bunun üye kayıt defterine geçtiği, dolayısıyla dava tarihi itibariyle davacının talep ettiği alacak ve gecikme ve zammının tamamının yatırıldığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy