(818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.02.2003 tarih ve 2000/222-2003/60 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.11.2003 günde davacı avukatı Nedim Şenol Çelik ile davalı avukatı Gönül Demircan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince davalı banka nezdinde 22.11.1999 tarihinde (344.500) USD'nin vadesiz mevduat hesabına yatırıldığını, birkaç gün sonra düzenlenen hesap cüzdanının davalıya değil E....bank adlı bir bankaya ait olduğunun görülmesi üzerine itiraz eden müvekkiline banka yetkililerince anılan bankanın S....bank'a ait olduğu ve bütün sorumluluğun kendilerine ait olduğunun söylendiğini, hesap vadesinden önce davalı bankanın TMSF'ye devredildiğini, araştırma sonucu E....bank'ın Kıbrıs'ta şubesinin bulunmadığının öğrenildiğini, esasen paranın başka bir bankaya transfer edilmeyip davalı banka bünyesinde bulundurularak kullanıldığını ileri sürerek anılan meblağın ve birikmiş (32.928) USD faizin davalıdan tahsilini, anaparaya akdi %23 faiz uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yazılı talimatı doğrultusunda parasının dava dışı off-shore bankasına havale edildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sunulan kanıtlara, ilgili hukuk ve ceza dava dosyaları kapsamına ve davalı banka kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi sonuçlarına dayanılarak, davacının rızası ve talimatı dahilinde dava dışı E....bank nezdinde hesap açılmasına karşın, bu banka hesabına aktarılmış gösterilen paranın ayrı bir talimat ile tekrar davalı bankaya aktarıldığı, paranın davalı banka bünyesinden çıkmadığı, davalının bu durumun nedenlerini ortaya koyamadığı ve böylece davalının sebepsiz zenginleştiği, birikmiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (344.500) USD.nin %23'ü geçmemek kaydı ile B.K.nun 83 ncü maddesine göre yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının davalı bankanın Trabzon Şubesi nezdindeki vadesiz hesabında bulunan (344.500) USD.yi 22.11.1999 tarihli imzalı talimatı ile dava dışı E....bank Off-Shore Ltd. adlı K.K.T.C. bankasında açtırdığı off-shore hesabına davalı banka aracılığı ile havale ettirdiği anlaşılmaktadır. Bu işlemden sonra anılan dava dışı banka adına düzenlenen hesap cüzdanı davacıya verilmiş ve işlemiş dönem faizleri davacıya ödenmiştir. Tüm bu olgulardan hesabın dava dışı banka nezdinde açılmış bir off-shore hesabı ve davalının da bu ilişkideki rolünün havale aracılığından ibaret olduğu kuşkusuzudur. Ancak mahkemece, paranın davalı bankaca dava dışı bankaya eylemli olarak transfer edilmediği, bu parayı bünyesinde tutarak kullandığı, bu durumun nedenlerini açıklayamadığından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Verilen karara dayanak gösterilen gerekçeler davacı hesabındaki paranın akışı ve seyrinin taşıdığı hukuki niteliğe uygun düşmemektedir. Çünkü, davalı bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra devredildiği Oyakbank Genel Müdürlüğü kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 30.09.2002 tarihli rapor ile, davacının davalı bankanın Trabzon Şubesi'ne tevdi ettiği paranın aynı gün dava dışı off-shore bankasının davalının Merkez Şubesi nezdindeki (51547) nolu hesabına aktarıldığı, bir gün sonra da hesap sahibi off-shore bankası yetkilisinin yazılı talimatı ile hesabın lehdar ve amirin E....bank olduğu belirtilerek, davalı bankanın Hazine Operasyonu birimine transfer edildiği belirlenmiş, bu saptamalara itiraz edilmemiştir. Amir ve lehdar sıfatı ile parayı davalı bankada tutan off-shore bankasının tasarruf hakkını sürdürdüğü paranın davalı banka bünyesinde kaldığından söz edilerek davacıya iade ile yükümlü olduğunun kabulü yanılgılıdır. Açılan davanın bu aşamada husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy