(2918 S. K. m. 96) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2001 tarih ve 2001/334-2001/1453 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde belirtilen teminat miktarları yetkili merciler tarafından artırıldığı takdirde, artan miktar için zeyilname düzenlenmemiş olması durumunda dahi. Zorunlu trafik sigortacısının artan limitten sorumlu tutulması gerektiği Dairemiz'ce istikrarlı bir şekilde benimsenmekteydi. Ancak. 3.5.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 8/c maddesi ile, zeyilname düzenlenmemesi halinde, kişilere gelecek zararlardan "Fon"un sorumlu olacağı hükme bağlanmış, aynı hükme 3.7.2002 tarihli yönetmelikte de yer verilmiştir. Bu açık düzenlemeler karşısında, artırım zeyilnamesi düzenlenmemesi halinde, zorunlu trafik sigortacısının, artan sorumluluk limitleri ile sorumlu tutulmasını gerektirecek kamu yararı düşüncesi ortadan kalkmış bulunmaktadır. Somut olayda da davalı sigortacının, zeliyname farkından, gerek kişiye gelen, gerekse maddi zararlar bakımından sorumlu tutulması mümkün değildir. Aradaki fark, sadece cismani zararlardan dolayı Fon'dan talep edilebilir. Mahkemece, mevzuattaki bu değişiklik dikkate alınmaksızın poliçe teminatının üzerine çıkılacak şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2-KTK.nun 96. maddesi uyarınca zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta limitinden fazla ise sigortacıya karşı yöneltilebilecek tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Yine, başka tazminat taleplerinin bulunduğu bilinmeksizin ödeme yapan sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır. Somut olayda, davalı zorunlu trafik sigortacısı, 04.02.1999 tarihinde, olaya karışan diğer araç malikine, teminat limitinin tamamı olan ( 250.000.000 ) TL.nı ödemiştir. Ancak yine aynı araç malikinden aldığı taahhütname ile davacı şirkete sigortalı araç maliki veya hak sahiplerince talepte bulunulması halinde KTK.nun 96. maddesi uyarınca hesaplanacak miktarın dışında kalan kısmının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda davalı sigortacının, başka hak sahipleri bulunduğunu bilmeksizin ödeme yaptığından söz edilemez ve bu davadaki hak sahiplerine karşı da borcundan kurtulmuş sayılamaz. O halde mahkemece, KTK.nun 96. maddesinde düzenlenen garameten paylaştırılma ilkesi çerçevesinde, davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy