(1163 S. K. m. 1)
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.01.2003 tarih ve 2000/756 - 2003/36 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi İhsan K.'ın 22.05.1975 tarihinde kurulan davalı kooperatife ortak olarak, üç adet itibari değeri 2000 TL olan nama yazılı hisse senedi aldığını, murisin 13.07.1983 tarihinde vefat ettiğini, ne murisin nede mirasçıları davacıların, davalıdan ne ana paralarını, nede temettülerini alamadıklarını ileri sürerek, murisin satın almış olduğu üç adet hisse senedi bedeli ile ticari faizleriyle birlikte 23 yıllık temettü tutarının, şimdilik (410.000.000) TL'sinin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muris İhsan K.'ın müvekkili kooperatif ortağı olmadığını, kaldı ki olayda zamanaşımı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacıların davasının dayanağı olan senetlerin ana sözleşmenin 5.maddesi uyarınca hisse senedi olmayıp sadece ortak olunduğunu gösteren belgelerden olduğu, bu senetlerin fotokopileri ibraz edilip, asılları bulunmadığından gerçek olup, olmadığının anlaşılamadığı, murisin 13.07.1983 tarihinde ölmesine rağmen mirasçılarının ortaklığa devam veya ortaklık paylarını geri almak için (3) ay içinde her hangi bir tasarrufta bulunmadıkları gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların davalı kooperatif ortağı oldukları iddiasına dayalı temettü alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece,özetle davacıların kooperatif ortağı olmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacılar elindeki (3) adet hisse senedi aslı mahkeme gerekçesinin aksine 14/12/2000 günlü duruşma tutanağında anlaşılabileceği üzere kasaya alınmış olup gerek bu hisse senetleri ve gerekse 06.06.1975 tarihli yönetim kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde,davacılar murisinin ortak olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.Kaldı ki,davacılar elinde bulunan hisse senetlerinin ana sözleşmenin 5.maddesinde tanımını bulan ortaklık senedi ile bir ilgisi de kurulamamıştır. Ancak, davacılar elindeki bu hisse senetleri murislerinin sadece ortak olduğunu kanıtlar, davacıların bu senetlere istinaden temettü payı talep edebilmeleri ise, Yasa'nın ve ana sözleşmenin buna cevaz vermesi halinde mümkündür.Bu durumda mahkemece, 3476 sayılı Yasa ile bir takım hükümleri değişikliğe uğrayan 1163 sayılı Kanun'un 1.maddesi ve anasözleşme değişikleri dikkate alınarak, davacıların davalı Kooperatiften temettü payı talep etme haklarının olup, olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve noksan inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy