(6762 S. K. m. 325, 326, 336) (4721 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/64 - 2002/730 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, müvekkili şirketin tüm hisselerinin davalılar tarafından devraldığını, davalılardan Bayram'ın muhasebeci olarak tüm kayıtları tuttuğunu, ihtara rağmen yasal defterler ve belgelerin ibraz edilmediğini ileri sürerek, davalıların hisselerini devrettiğinin tespitine, şirketin tüm defter ve belgelerinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, defterlerin kendilerinde olmadığını duruşmada savunmuşlardır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalılardan Ömer'in davadan önce öldüğü, Bayram'ın ise devreden ve devralan hisse sahibi olmadığı, davanın pay devrinin tespiti amacıyla açılmadığı, defter ve belgelerin davalılarda olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılardan davacı şirketin yönetim kurulu sıfatını haiz bulunmayan Bekir, İdris ve Bayram ile bu sıfatı taşıyıp da davadan önce öldüğü anlaşılan davalılardan Ömer hakkında davanın reddine dair verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı şirket temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketin tüm defter ve belgelerinin davalılardan alınmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalılardan Mehmet G. ile Mehmet H.'in yönetim kurulu üyesi iken paylarını devredip, ortaklık sıfatlarının kalmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu davalılar, yönetim kurulu üyesi olarak, TTK'nun 325 nci, 326 ncı maddeleri ile 336/2-3 ncü bent hükümleri uyarınca gerekli defterleri tutmak zorunda olduklarına göre, şirketten ayrılırken bu defterleri şirkete bıraktıklarını kanıtlamak yükümlülüğü altındadırlar. Mahkeme ise, davalıların ayrılırken defter ve belgeleri yanlarında götürdükleri hususunu davacının kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davayı reddetmiştir.
O halde, kanıt yükünün bu davalılarda olduğu gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı şirket temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy