(6762 S. K. m. 5/son) (2675 S. K. m. 34, 38) (1086 S. K. m. 193/3)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2002/362 - 2002/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davalı avukatı Hilal Tanrısever gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı aleyhinde yabancı mahkemede açılan alacak davasının kabulle sonuçlanarak kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme ilamına dayanak sözleşmeyi imzalayanın tek başına müvekkilini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, kararın Türk yasalarına aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin de davacıya fazla taşıma ücreti ödediğini savunmuştur.
Mahkemece, uluslararası karayolu taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlığa ilişkin yabancı mahkeme ilamının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi dışındaki hususla ilgili olduğu ve MÖHUK'ün 38 nci maddesi koşullarını taşıdığı, iş bölümü itirazının kabulü ile verilen gönderme kararının tebliğ edilmesi gereğine ilişkin HUMK'un 193/3 maddesi ve TTK'nun 5/son maddesi hükümleri karşısında tehimden itibaren (10) günlük yasal süreden sonra başvuru yapıldığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi yönündeki davalı isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Ankara Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nin davalı tarafın işbölümü itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin her iki taraf vekilinin hazır bulunduğu oturumda verdiği karar üzerine HUMK'un 193/3.maddesinde öngörülen (10) günlük sürenin 11.10.1976 tarih ve 1976/5-5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca tefhimden itibaren başlayacağı gözetilerek bu sürenin geçmesinden sonra davacı vekilinin gönderen mahkemeye başvurması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin esasa ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy