(6762 S. K. m.1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2002 tarih ve 2001/447 - 2002/1169 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davalılardan A....- Deniz İth.İhr.İnş.Taah.San.Ltd.Şti. avukatı Orhan Akbulut ile davacı avukatı ve diğerleri tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, sigortalıya ait aracın davalılarca işletilen araçla kaza yaparak hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödenerek TTK'nun 1301.maddesine göre aracın haklarına halef olduklarını ileri sürerek 1.200.000.000 TL.nin davalılardan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı A....-Deniz Ltd.Şti. vekili, davacının sigortalısına ait araçta kaza nedeniyle oluşan 400.000.000 TL.lik zararın sigortalıya ödenerek ibraname alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ş.... Sigorta A.Ş. vekili, poliçelerinin ihtiyari mali mesuliyet teminatı verdiğini ve sorumluluklarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitini aşan zararla sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Yaşar, diğer davalıya ait aracın sürücüsü olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davacının sigortalısının davalı işletenden hasar bedelini tahsil ederek ibraname verdiği, bu nedenle davalıların sorumluluğu kalmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının sigortalısının davalıları ibra ettiği bu nedenle davacının halefiyetinin gerçekleşmediği benimsenerek dava reddedilmiştir.
TTK.nun 1301.maddesine göre sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra sigortalısının haklarına halef olur ve onun tarafından ileri sürülebilecek tüm savunmaları ileri sürme hakkını elde eder. Nitekim yargılama sırasında ibranamedeki imzanın sigortalıya ait olmadığı ileri sürülmüş ve grofoloji uzmanından alınan rapor ile de imzanın sigortalı Ayşe'ye ait olmadığı belirlenmiştir. Ancak, sigortalı aracın sürücüsü olan İrfan B., kazadan sonra davalı şirketten 400.000.000 TL.nın alındığını tanık sıfatıyla beyan etmiştir. Araç maliki Ayşe, İrfan B.'nın kayınvalidesidir. İrfan aynı zamanda sigortalı aracın sürücüsüdür. Davalı şirketten 400.000.000 TL alındığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Bu durumda, mahkemece, kaza sonrasında sigortalı araçta oluşan gerçek zarar miktarının uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenerek, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesi hükmüde gözetilerek davalı şirketin ödediği miktar ile gerçek zarar arasında fahiş bir fark tespit edildiği takdirde ödenen miktar üzerinde kalan kısım açısından davanın değerlendirilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy