(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1268)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.1999 tarih ve 1999/130 - 2002/1125 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davacı avukatı H. Tahsin Akalın ile davalı avukatı Tunay Canbazoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin CMR sigorta poliçesi düzenleyen bir sigorta aracı şirketi olduğunu, taraflar arasında imzalanan 13.03.1995 tarihli sözleşme uyarınca davalının sigorta poliçelerini düzenlediğini ve daha sonra 01.08.1995 tarihli zeyilname ile sigortalının adı ve yazışma adresinin değiştirilerek sigortalı olarak davalı Holding'in gösterildiğini, sözleşme uyarınca davalının ödemesi gereken prim borcunu ödemediğini, 1997 yılı için düzenlenen 50.000 DM'lik faturaya karşılık davalının 29.169 DM'lik kısmı ödeyip geri kalan 20.635 DM'nı ödemediğini, bu miktarın ödenmesi için girişilen icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.08.1995 tarihinde müvekkilinin henüz tüzel kişiliği haiz olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 07.10.1997 tarihinde sözleşmeyi feshettiğine göre geçmişe ilişkin primlerin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davalının 01.08.1995 tarihli zeyilname ile bu tarihten sonraki poliçelerin kendi yükümlülüğü altına girdiğini kabul ettiği, o tarihte kuruluş aşamasında olabileceği, şirket yetkililerince sözleşmenin imzalandığı bu durumda husumetin doğru yöneltildiği, takip tarihi itibariyle TTK'nun 1268 nci maddesi karşısında alacağın zamanaşımına uğramadığı, davalı taraf 07.10.1997 tarihinde sözleşmeyi feshetmiş ise de, istenen prim borcunun 1997 yılına ait olup, feshin bir sonraki yıla ilişkin olacağı, davacının sözleşme gereği ödenmeyen prim borcunu isteyebileceği, davalı şirketin bilinir likit bir borcu olmasına karşın ödemediği ve takibe itiraz ettiğinden icra inkar tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle, 21.039.30 DM üzerinden takibin devamına, asıl alacak olan 20.831 DM üzerinden yıllık %8 faiz yürütülmesine, alacağın %40'ı olan 905.394.884. TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 128.340.000. lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy