(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 21)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.01.2003 tarih ve 2001/331 - 2003/10 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve muk. davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabında biriken faiz gelirinden, davalının tek taraflı olarak 12.244.181.754.-TL kesinti yaptığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, açtığı karşı davada, menfi tesbit isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; 19.02 - 28.02.2001 tarihleri arasında işletilen ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası faiz ortalamasının üstünde olduğu için ödenmeyen mevduat hesabındaki faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin itibar ettiği bilirkişi raporu, banka kayıtları incelenmeden dosya üzerinden hazırlanmış olup, uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Mahkemece, davalının savunmasında geçen gabin koşullarının oluşmadığı sonucuna eksik inceleme ile varılmıştır.
Oysa, davacı bankanın şube sayısı, aktif pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi, uygulanan faiz oranları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun el koyduğu bankaların dışında kalanları tarafından uygulanan faiz oranları araştırılıp tesbit edildikten sonra, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum gözönünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nispetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, bu hususlarda, içlerinde bankacılık ve ekonomi uzmanlarının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor veya aynı kuruldan ek rapor alınarak değerlendirme yapılmak gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak, eksik inlemeye dayalı hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı- karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince İktisat Bankası'ndan harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy