(1163 S. K. m. 16, 27)
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2000/79 - 2002/867 sayılı kararın duruşmalı Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin borcu olmadığı halde yönetimce ihraç edildiğini, 2 nci ihtarnamede bir ay yerine 30 gün ödeme süresi verildiğini, miktarların farklı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının peşin üyelik bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, davalının normal üye yükümlülüklerini yerine getirmesini davacıdan istemesinin yerinde olduğu, verilen sürelere rağmen borcu ödemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Yönetim kurulunun, 21.07.1997 tarihli toplantısında, davacının 1.575.000.000 lira peşin ve sabit üyelik bedelini ödediği, davacıya bunun karşılığında A Blok 3 nolu dairenin satıldığı ve başka bir ödeme yapmayacağı hususları karar altına alınmıştır. Bu kararın fotokopisinin aslına uygunluğunu davacı, notere onaylatmıştır. Mahkemece dinlenen yönetim kurulu üyeleri, alınan kararları ve atılan imzaları doğrulamışlardır. Bu durumda, yazılı gerekçelerle davacının bu bedeli ödediğini kanıtlayamadığı sonucuna varılması doğru olmamıştır.
İhraca esas ihtarnamelerdeki borcun kaynağının ne olduğu dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Mahkemece, ihtarnamelerdeki sürelerin yasaya uygun olup olmadığı da tartışılmamıştır. Bu itibarla, ihtarnamelerde yazılı borcun kaynağı saptanmadan salt ödenmediği gerekçesiyle yetinilmesi de isabetsizdir.
O halde, mahkemece, davacının peşin ve sabit üyelik bedelini yönetim kurulu üyelerine ödediğinin kabul edilmesi, davacının bu tür üyeliği nedeniyle genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu, diğer anlatımla normal üyelerden konut inşaatlarının finansmanı için alınan aidatların davacıdan istenemeyeceği gözetilerek, ihtarnamelerdeki borcun bu tür giderlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kooperatif kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi suretiyle saptanması,i ihtarnamelerdeki sürelerin yasaya uygun olup olmadığını tartışılması, sonuç olarak davacının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin tespit edilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yanlış incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy