(556 S. KHK. m. 66) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2000/278 - 2002/748 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına sucuk, salam ve sosis gibi et ürünleri sınıfı için tescilli DORUK markasını davalının aynı sınıfta üretip satışa arz ettiği ürünlerde iltibas yaratacak şeklide kullanarak davacının marka hakkına tecavüz ettiğini, fiilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüz suretiyle haksız rekabetin tespit ve men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000.000.000.-TL maddi ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 30.03.2000 tarihinden itibaren reeskont oranda faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sucuk üretimi olmadığını, sadece pazarlama yaptığını, müvekkili ve üretici firmanın davacının tescilli markasından haberi olmadığını, davalının satışını yaptığı ürünlerdeki etiket ile davacı markasının birbirine benzemediğini, talep edilen tazminatın hukuki dayanağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve ek raporuna göre, davalının satışa arz ettiği sucukların üzerindeki etiketlerin davacının DORUK ibaresi+Dağ sekliyle tescilli markası ile iltibas yarattığı, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız talebine ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 66/b fıkrasına göre davalı defterleri incelenerek davalının elde ettiği kâra göre yoksun kalınan kazancın 7.532.642.-TL olduğu, haksız eylem niteliği taşıyan davalının tecavüzü sonucu davacının uzun çaba ile oluşturduğu marka imajının zedelenmesi nedeniyle olaya ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'ine, 1.000.000.000.-TL manevi tazminat ile 7.532.642.-TL maddi tazminatın 30.03.2000 tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz suretiyle haksız rekabetin tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, 11.05.2000 tarihli dava dilekçesinde maddi tazminat talebini açıkça davalının markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca yani 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 66/b maddesine dayandırmıştır. Hükme esas alınan 18.11.2002 tarihli ek bilirkişi raporunda haksız fiilin yapıldığı 2000 yılı defterlerinin incelenmesinde davalı şirketçe satılan DORUK markalı ürünlerin satış değerlerinin toplam 301.305.700.-TL olarak belirlendiği, genel satış kârı % 25 olarak kabul edildiğinde uğranılan zarar miktarının 301.305.700.- x % 25 = 7.532.642.-TL olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü gibi raporda hesap hatası yapılarak maddi zarar 75.326.425.-TL yerine 7.532.642.-TL olarak yazılmış, mahkemece de hatalı düşük meblağ üzerinden hüküm kurulmuştur. Bu nedenle, mahkemece genel satış kârı konusunda hesap hatası yapılmış olan bilirkişi raporuna itibar edilerek davacı lehine az maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy