(551 S. KHK. m. 161, 165)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.01.2003 tarih ve 2002/495 - 2003/11 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davacı avukatı O. Tarhan ile davalı E. vekili Z. Geven gelip, diğer davalı vekili tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin 26.01.2001 tarihinde davalı Enstitüye faydalı model tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak, faydalı model başvurusunda bulunulan sistemin yaratılmasında davalının hiçbir katkısı bulunmadığını ve yenilik ve tekniğin bilinen durumunu aşan nitelikte olmadığını, 551.Sayılı Kararnamenin 161. maddesinde hükümsüzlük davası açılması için 3 aylık süre öngörüldüğünü, anılan düzenlemenin Anayasa' ya aykırılığı savının halen Yüksek Mahkeme gündeminde bulunduğunu ileri sürerek, davalının faydalı model başvurusunun hükümsüzlüğü ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, 551.Sayılı KHK. nin 161. maddesi gereğince faydalı model başvurusunun ilanından itibaren 3 ayda itirazda bulunulabileceği, kararnamenin 165/3. maddesi gereğince de zarar gören 3.kişilerin faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü talep edebilmeleri için 161. maddeye göre itiraz etmiş olmaları gerektiği, davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı Anayasa Mahkemesinin kararları geriye yürürlülüğü bulunmadığından yasanın Anayasa'ya aykırılığına ilişkin davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy