(1086 S. K. m. 389, 426)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.09.2002 tarih ve 1999/694-2002/1113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın müvekkilince gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde muhabir banka olarak görev yaptığını ancak, yurt dışından gelen mal bedellerini uzun süre kendi uhdesinde tutarak , müvekkiline zarar verdiğini, ileri sürerek, toplam 99.521.133.823.TL.nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kuruluş tarafından dava konusu mal bedeli alışlarına ilişkin olarak bir talimat verilmediğini, dava tarihine kadar da hiçbir itiraz ve uyarının gelmediğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile, 27.383.724.597TL. nin 21.7. 1997tarihinden itibaren, 71.5996.163.673.TL. nin ise 29.12.1997 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle davanın on yıllık zamanaşımına tabi bulunmasına göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak HUMK.389. maddesi hükmüne göre, verilen karar iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve hakları şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde açıklanmalıdır. Yine aynı kanunun 426. Maddesi uyarınca dava masraflarının neler olduğunun ilam altında gösterilmesi ve böylece hüküm altına alınan masraf toplamının nelerden meydana geldiğinin açıklanması zorunludur. Mahkemece, hükümde davacının ve davalının yaptığı masraflar gösterilmeksizin oran belirtilmiş, davacı ve davalının sorumlu olduğu yargılama gideri miktarı açıklanmamıştır. Bu itibarla , mahkemece yukarıdaki kanun hükümleri göz önüne alınarak taraflarca yapılan masraflar tespit edilip, hükümde dökümünün gösterilmesi buna göre masrafların takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy