(6762 S. K. m. 1266, 1270, 1281, 1282, 1292) (YHGK. 16.12.1998 T. 1998/11-872 E. 1998/905 K.) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 30.10.2002 tarih ve 2001/773-2002/502 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirkete ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğu dönemde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlanmasına rağmen hasar bedelinin davalı sigortaca kaza anında araç sürücüsünün kim olduğunu belirten resmi belge ve onaylı alkol raporu ibraz edilmediğinden ödenmediğini, oysa araç sürücüsünün Cengiz Y. olup, trafik polislerince tutanağa geçirilmediğini, sürücünün tek başına alkol raporu alamayacağını belirterek. (8.026.711.865) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın gerçekte saat 24.00 sıralarında meydana geldiği halde kaza ihbarının saat 03.00 sularında yapıldığını, araç sürücüsünün aracın başındaki Cengiz Y. değil İsmail E. olduğu, bu şahsında aşırı alkollü olması nedeniyle hastaneye saat 00.20 sularında gittiğini ve kendisine düşme sonrası kafa travması raporu verildiğini, bu şahsın trafik kazası geçirdiğini bildirmemesi nedeniyle alkol raporu alınamadığını, sigortalının beyan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafın teminat dışı hasarı teminat içi gibi gösterme çabasında bulunduğunu ve iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının sigortalı aracı kullanan sürücünün kim olduğunu kanıtlayamadığı, alkol raporunu da ibraz edemediği, kural olarak rizikonun teminat dışında olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün sigortacıda bulunmasına karşın bunun ancak, sigortalının doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki riziko oluşan teminat içindeymişçesine ihbar ederse ispat külfetinin yer değiştireceği ve rizikonun teminat içinde olduğunu ispat külfetinin sigortalıya düşeceği, somut olayın gece saat 24 sıralarında meydana geldiği, davacının iddiasına göre araç sürücünün yaralanmayıp, arka tarafta oturan İsmail E.'nin yaralandığı, bu kaza sonucu yaralanan İsmail'in hastanede trafik kazası neticesinde değil, düşme sonucu yaralandığını, bildirdiği kaza ihbarının kazadan üç saat sonra yapıldığı, trafik kazası tespit tutanağını düzenleyen görevlinin sürücünün Cengiz Y. olduğuna kanaat getirmediği için sürücünün tespit edilmediğine ilişkin tutanak düzenlediği ekspertiz raporu ve kanaati, olayın oluşumu ve geçirdiği safha uyarınca sigortalı davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu teminat içindeymişçesine ihbar ettiği, bu durumda rizikonun teminat içinde kaldığı hususunun davacı tarafından kanıtlanması gerektiği ve kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.'nun 1266 ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270 nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği taktirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı Kentbank'ın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2- Davacıya ait aracın 1.12.2000 - 27.9.2001 dönemi için davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalandığı kazanın bu dönem içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. HGK. nun 1998/11-872 E.1998/905 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere, mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalışması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan, TTK.1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko poliçesi genel şartlarının 1-5. maddesi ve TTK. nun 1292/3.maddesi uyarınca rizikonun" gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında. 08.02.2001 günlü trafik kazası tespit tutanağında sürücünün tespit edilmediği belirtilmiştir. Hasar denetçisi raporunda ise tutanağı tanzim eden görevlinin aracın başında sürücü olduğunu iddia eden bir kişinin var olduğunu, ancak bu kişinin sürücü olmadığı kanaatiyle tutanağın bu suretle tutulduğu, ismi bilinmeyen bir şahsın da araç sürücüsünün araç başındaki kişi olmayıp, aşırı derecede alkollü başka bir şahıs olduğunu belirttiği yazılı olmakla birlikte bu olguların hiç birisi davalı tarafından kanıtlanmış değildir. Kaldı ki kazanın üç saat sonra ihbar edilmiş olması ve yaralanan kişinin hastanede trafik kazası sonucunda yaralanmış olduğunu bildirmemesi tek başına sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içindeymişçesine ihbar edildiğini kanıtlamaya yeterli olmayıp, mahkemece de bu teminat dışında kalan olgunun ne olduğu da belirtilmemiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalıya hasarın sigorta teminatı dışında kalan bir nedenle meydana geldiği yolundaki itirazlarına ilişkin somut delilleri sorularak, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf delilleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, bir takım varsayımlarla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy