(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 113) (1086 S. K. m. 94)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.02.2003 tarih ve 2002/1273 - 2003/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı'nın TTK.nun 1301.maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, Davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının bu dava ile alacağının faizi ile tahsilini talep ederek faiz isteme iradesini sürdürmüş olmasına, esasen BK.113.maddesinde yer alan çekince koşulunun, isteme iradesinin sürdürülmesi esasına dayanmasına ve davacının artık, davadan sonra asıl alacağı tahsil ederken ihtirazi kayıt koymasına gerek bulunmamasına, kaldı ki davada H.U.M.K.nun 94/2 maddesine uygun bir kabul beyanı olmayıp, davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürülmüş olmakla bu davanın açılmasına sebebiyet vermiş bulunmasına göre davalı sigorta şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi, trafik sigorta poliçesini düzenlemiş olup, cevap dilekçesinde 12.09.2002 tarihinde davacı tarafından istenilen 188.999.000.TL.yı davacıya ödediklerini açıklayarak ödeme belgesini de mahkemeye ibraz etmiştir. Mahkemece sunulan ödeme belgesine göre istenilen tazminattan mahsup işlemi yapılması gerekirken yazılı şekilde ödemenin infazda nazara alınmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy