(6762 S. K. m. 58) (1136 S. K. m. 164) (556 S. KHK. Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2000/963-2002/581 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve katılma olu ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davacılar avukatı Gül Şengezer ile davalı avukatı Zeynel Abidin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin murisin oluşturulup meşhur hale getirilen Kukla Kebap işletme adının davalı tarafından hizmet markası olarak tescil ettirildiğini ve ticari işletme adı olarak kullanıldığını, oysa davalının bu marka ve işletme adı üzerinde tek başına tasarruf edemeyeceğini ileri sürerek, hizmet markası ve ticaret unvanı iptal edilerek haksız rekabetin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tarafların ortak murisi (babaları) Hadi Poyraz'la birlikte işlettiği lokantayı 16.12.1981 tarihli noter sözleşmesiyle devraldığını, murisçe oluşturulan Kukla Kebap adına logo ekleyen müvekkilinin hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, söz konusu devrin markayı da kapsadığını, vergi kaydının muris adına olmasından yararlanmak isteyen davacıların kötüniyetli olduğunu, 556 sayılı KHK. nun geçici 2. maddesinde öngörülen süreden sonra dava açıldığını savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, marka sicil dosyasına devir sözleşmesine ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının 15.04.1996 tarihinde markayı kendi adına tescil ettirdiği, 17.07.2000 tarihinde ölen murisin buna muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, çünkü işletmenin murisçe 06.12.1981'de davalıya devredildiği, dava konusu markanın 1959 yılından beri ortak murisçe oluşturulup meşhur edildiği, davacılara koşulları varsa muvazaa nedeniyle işletmenin devri sözleşmesini iptal ettirebilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılarca miras yolu ile edindiklerini ileri sürdükleri uyuşmazlık konusu markaya dayanılarak davada taraf olmayan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Kukla Gıda....Ltd. Şti. hakkında ticaret unvanına yönelik tecavüzün önlenmesi davasının dinlenilmesinin usulen mümkün bulunmaması karşısında bu istemle ilgili olarak açık bir hüküm kurulmaması ve gerekçede de tartışılmaması sonuca etkili görülmediğinden, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
2- Katılma yolu ile vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ilgili deftere kaydedilmemesine ve temyiz harcının da alınmamasına göre geçerli bir temyiz başvurusu olarak değerlendirilemeyeceğinden dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy