(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2002 tarih ve 2000/300 - 2002/895 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 18.01.2000 tarihli taşıma anlaşması ile İtalya'dan Türkiye'ye 8 adet TIR ile taşıma işinin üstlenildiğini, sözleşmede bekleme ücreti konusunda da hüküm bulunduğunu, davalının gümrükteki yanlış beyan ve yanlış boşaltma adresi vermesinden dolayı araçların 18.02.2000 tarihine kadar gümrük sahasında beklediğini, navlun ve bekleme ücretinden alacaklarının 107.000 DM olduğu halde 78.017 DM ödendiğini, bakiye için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gümrükte 5 günlük beklemenin söz konusu olduğunu, bunun ücretinin de davacıya ödendiğini, davacının buna rağmen malları kaçırdığını, boşaltma yeri olan Bursa yerine Adana'da teslim ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiş, bu dava ile birleşen davasında ise, davacının eylemleri nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, 92.017 DM.ın davacıdan tahsilini ve borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, gümrükte oluşan 5 günlük gecikmenin bedelinin davacıya ödendiği dolayısıyla davacının hapis hakkını kullanmasının koşullarının ortadan kalktığı, davacının malı teslim etmesi gerektiği, boşaltma yeri konusunda yanlış beyanda bulunulmuş olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, birleşen dava yönünden davacı-karşı davalı taşıyıcının taşıma süresini aşmış olduğu, taşıma ücretinden indirim yapılması gerektiği sonucuna varılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının borçlu olmadığının tespitine, 46.847 DM.ın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı Hız Trans Uluslararası Nak.Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bekleme ücreti alacağı ile karşı dava olarak taşıma süresinin aşılmasından doğan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi ile dava dışı göndericiye ait yük davacı tarafından İtalya'dan Türkiye'ye taşınacaktır. Davalı şirket üst taşıyıcı olup yükün taşınması işini alt taşıyıcı olarak davacı şirkete vermiş, davacı şirkette bir başka alt taşıyıcı firmaya bu yükü taşıtmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 18.01.2000 tarihli taşıma sözleşmesinde taşıma şartları belirlenmiş olup, buna göre yükün gümrükleme yerinin Adana, boşaltma yerinin Bursa olduğu, araç evraklarının tek beyanname olabilme olasılığının bulunduğu ve yükleme ve boşaltmadaki bekleme ücretleri düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, emtianın yüklendiği 8 adet TIR'ın Adana gümrüğüne geldikten sonra emtianın alıcısına teslim edildiği tarihe kadar bekleme nedeniyle doğan ücretin miktarı ve karşı dava olarak da taşıma süresinin aşılıp aşılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan bilirkişi raporu, dosyadaki somut verilerle uyuşmayıp, eksik incelemeye dayalı olup, davacının bu konudaki itirazları da değerlendirilmemiştir.
Araçlar Adana gümrüğüne birbirlerinden farklı tarihlerde gelmiş olup, davacı tarafından bekleme ücreti hesabı her aracın gelmesinden itibaren yapıldığı halde davalı tarafından son aracın geldiği tarihten itibaren hesaplama yapılarak ödeme yapılmıştır. Bilirkişi tarafından taşıma sözleşmesinin araçların tek beyanname olabilme olasılığını düzenleyen maddesinden hareketle araç evraklarının tek beyanname olduğu benimsenerek son aracın gelmesinden itibaren hesaplama yapılmış ise de, dosyada bulunan gümrük yazılarına göre araç evraklarının dört ayrı beyanname olarak hazırlandığı, ilk gelen araçların beyannamesinin hazırlandığı halde bekletilip bekletilmediği araştırılmamıştır.
Bunun yanında bekleme ücreti araçların gümrükten ayrıldığı iddia edilen 15.02.2000 tarihine kadar hesaplanmış ise de, gümrük işlemlerinin 18.02.2000 tarihinde bittiğine ilişkin gümrük yazıları bulunmasına göre anılan tarihe itibar edilmemesinin nedeni de tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Araçların Adana gümrüğüne gelmesinden sonra boşaltma yerinin değiştirildiği uyuşmazlık dışı olup, bu hususunda taşıma süresini ve araçların beklemelerini ne şekilde etkilediği yeterince tartışılmamıştır. O halde mahkemece taşımanın diğer tarafları arasında süren davalarda nazara alınarak taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla tarafların iddia ve savunmaları ile resmi belgeler de değerlendirilmek suretiyle rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy