(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskil Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/87 - 2002/188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının pancar ekicisi olup, Bor Şeker Fabrikası'nın 2001 yılı kampanyasının pancar paralarının ödenmesinin müvekkilince gerçekleştirildiğini, davalıya (63.498.934.-) TL ödeme yapılması gerekirken sehven (534.552.438.-) TL ödendiğini ileri sürerek, fazla ödenen (471.053.504.-) TL.sının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmadaki beyanında, tediye fişindeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak kendisine (64.500.000.-) TL ödeme yapıldığını, fişte ne miktar yazılı olduğunun kayıtlı olmadığını beyan etmiş, yargılama safhasında tediye fişindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacı banka tarafından davalıya (63.498.934.-) TL ödenmesi gerekirken, hataen (534.552.438.-) TL ödendiği, davacının tediye fişindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettikten sonra bilahare imza inkarında bulunmasının savunmayı genişletme yasağı kapsamında olup, davacının muvafakatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile (471.053.504.-) TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının imzasını mahkeme önünde ikrar edip, beyanını imzası ile tasdiklemesine göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri'nin 12 nci maddesi uyarınca davacı yararına asgari (100.000.000.-)TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın kabul edilen bölümü dikkate alınarak tarifelerin üçüncü kısmına göre vekalet ücreti takdiri doğru değil ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca yapılan hata düzeltilerek hükmün onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan 47.105.350.-TL rakamının karardan çıkartılarak yerine 100.000.000.-TL ibaresinin getirilmesine kararın düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 17.557.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy