(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2001/1528-2002/1551 sayılı kararın Yargıtay' ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılarca gerçekleştirilen kazı çalışması sırasında müvekkiline ait kabloların hasara uğradığını, bu hususta girişilen İcra takibinin davalıların haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılardan T. A.Ş. yetkililerinin yardım istemesi üzerine İ. A.Ş.nin talimatı ile D. Ltd. Şti. çalışanlarının kepçe ile kazı yapması sonucu davacıya ait kablolara hasar verildiği, hasar bedelinden tüm davalıların birlikte sorumlu olduğu, fatura veya KDV fişi düzenlemediğinden zarar ve faizine KDV uygulanamayacağı gerekçesiyle davalıların toplam (475.784.000) TL.na itirazlarının reddine, asıl alacağa reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, KDV ve İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve KDV Kanunu'nun 24/c maddesi uyarınca, haksız fiilden kaynaklanan faiz alacağına KDV uygulanmasının mümkün bulunmamasına ve davalılar İ. A.Ş. ile D. Ltd. Şti. arasında imzalanan 01.06.2000 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 10. ve 23. maddeleri uyarınca, işin başından itibaren davalı Ş. A.Ş.nin denetim, bakım ve kontrol yükümlülüğü ile talimat verme yetkisinin bulunmasına göre davacı vekili ile davalılar Ş. A.Ş. ve D. Ltd. Şti. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı T. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; hasarın meydana gelmesine neden olan kazı çalışmasının yapılması konusunda davalı T. A.Ş. ile diğer davalılar arasında herhangi bir Sözleşme bulunmamaktadır. Diğer davalılarca gerçekleştirilen yol yapım çalışmaları sırasında, davalı T. A.Ş.ne ait kabloların yerinin değişmesi gerektiğinden T. A.Ş. yetkililerine haber verilmiş, yetkililer geldikten sonra diğer davalılarca kazı çalışmasına devam edilmiş, hasar da bu sırada meydana gelmiştir. Dolayısıyla, işin yapılmasında davalı T. A.Ş.nin olaya dahli olmamıştır. O halde, mahkemece, T. A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklamanın nedenlerle davacı vekili ile davalılar İ. A.Ş. ve D. Ltd. Şti. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T. A.Ş. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 17.792.000'er lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı İ. A.Ş. ve davalı D. Ltd. Şti.den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 17.870.000 lira harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı T. A.Ş.ne iadesine, 08.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy