(4389 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.10.2002 tarih ve 2002/61 - 2002/523 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, hissedar bulunduğu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılmış olduğunu, payına düşen paranın davalı bankaya yatırıldığını sonradan öğrendiğini, başvurusu sonucu 01.06.1990 tarihinde yatırılan 12.461.981 TL'na 11 sene sonra 1.675.733 TL faiz verileceğinin söylendiğini, döviz kuru ve davalı bankanın bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak şimdilik 7.500.000.000 TL ödenmesi gerektiğini iddia ederek, tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın ortaklığın giderilmesi davası sonucu, mahkemenin talebiyle açıldığını, vadeli hesap açılması konusunda talimat almadığını, takibin Bankalar Kanunu 10/4 maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hesabın 01.06.1990 tarihinde açıldığı, 2001 yılı Ağustos ayına kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hesaba yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
12.462.981 TL'nin 1.6.1990 tarihinde davacı adına davalı bankanın Adliye Sarayı şubesine yatırıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacı adına yatan paranın tahsili isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. Davacı adına hesabın açıldığı 1.6.1990 tarihinde yürürlükte bulunan 3186 sayılı Bankalar Kanunun 36 ncı maddesinde, her türlü mevduat son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası'na devredileceği; aynı fıkranın 3 ncü bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL'yi aşanların, Resmi Gazete ile ilan edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya mirasçıları tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na gelir kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hüküm, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4491 Sayılı Bankalar Kanunun 10/4 maddesiyle değiştirilmiş, adı geçen madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankalar Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin 35 nci maddesinde, hak sahiplerinin uyarılmasının iadeli taahhütlü bir mektupla yapılması hüküm altına alınmış, 1 yıllık süre ise 3 aya indirilmiştir.
Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan tebligatının yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdinde ki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Esasen Dairemizin uygulamaları da bu yöndedir.
O halde, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy