(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2002 tarih ve 2001/1164-2002/1277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.12.2003 günde davacı avukatı E. B. ile davalı avukatı G. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı taşımadan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili zamanında davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yurt dışındaki alıcısına gönderdiği malların başka yere teslim edildiğini, bu yüzden uğranılan zarar nedeniyle davacı aleyhine İstanbul 1.Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, her iki davanın birleştirilerek müvekkilinin alacağının takas ve mahsubu ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlan ve bilirkişi raporuna göre, hava konişmentosunda davacının taşıyıcı acentası olarak gösterildiği, yükleme talimatında da davacıya taşıyıcı acentası olarak müracaat edildiği, acenta olan davacının ancak müvekkili adına dava açabileceği, doğrudan kendi adına dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan red kararı verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı acentanın acentalığı yaptığı firmaya dava konusu alacak için ödeme yaptığını ileri sürerek iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu ve bu nedenle de aktif dava ehliyetine sahip olduğunu ileri sürmüş ise de, ödediğin iddia ettiği borç miktarı yönünden alacaklısından iş bu dava tarihi itibariyle temlikname alındığını kanıtlayamamış olmasına göre, acenta sıfatıyla açılan bu davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy