(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2002/1078-1418 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin aldığı ihraç kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, yönetimce alınan ihraç kararının 21.11.2001 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 15.07.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre,davanın,davalı kooperatif yönetim kurulunun aldığı ihraç kararına karşı davacının genel kurul nezdinde yaptığı itirazın reddine ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 23/4. maddesinde, yönetim kurulu tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararlarına itirazların incelenip, karara bağlanması genel kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3 ncü maddesine göre, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edilmiş ise, artık yönetim kurulunun ihraç kararına karşı iptal davası açılamaz. Dava, genel kurul kararına karşı ve tebliğinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Zira, aynı hükümde, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Davalı kooperatifin 29.06.2002 tarihli genel kurul toplantısında itirazın görüşüleceği,dava dilekçesinde ileri sürülmüş,yanıt dilekçesinde de itirazın reddedildiği savunulmuş olup,mahkemece, genel kurul tutanakları ibraz ettirilmemiş ve celbedilmemiştir.Temyize ekli belgelerden,itirazın reddedildiği anlaşılmakta olup,genel kurul tarihine göre dava her halükarda üç aylık sürede açılmıştır.Kaldı ki,talep sonucundan yönetim kurulu kararına karşı dava açılmadığı da açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda,davanın genel kurul kararına karşı ve süresinde açıldığının kabulü ile davanın esasına girilerek,sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,davanın yönetim kurulu kararına karşı açıldığı kabul edilerek,yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle,davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy