(1163 S. K. m. 61, 87)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2000/573 - 2002/766 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı, asıl ve birleşen davalarında, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 25.06.2000 tarihinde yapılan genel kurulu toplanmasında 1163 Sayılı Yasanın 87 nci maddesine göre işlem yapılmadığını, bakanlık temsilcisinin katılmadığını, yönetimin, aynı yasanın 61 nci maddesindeki şerefiye hükmüne rağmen arsa bedeline şerefiye uygulamadan işlem yaptığını anasözleşmeye aykırı şekilde kapıcılık hizmeti vererek 4 milyar TL zarara neden olduğunu, yüklenici adına SSK. na ödenen 1 milyar TL. nin zamanında rücu edilmediğini, yönetim kurulu üyelerine açılan davanın masraflarının kooperatife ödendiğini, görevin kötüye kullanıldığını, faaliyet raporunun kuşkulu düzenlendiğini, harcamaların ayrıntılı olarak bilançoda gösterilmediğini, bu nedenlerin yönetimin ibrasının iptalini gerektirdiğini, denetçilerin de kooperatife verilen zararların raporlarında bildirmediklerini, yasa ve sözleşmede belirtilen görevlerini yerine getirmediklerini, zamanında olağanüstü genel kurul çağrısı yapmadıklarını, bu nedenlerle denetçilerin ibrası kararının da yerinde olmadığını, bilançonun, gelir - gider tablosunun usulüne uygun düzenlenmediğini, gerçek durumu yansıtmadığını, genel kurulda usulüne uygun olmayarak ihracına karar verildiğini, 5 nci maddenin görüşülmesi sırasında tehdit edilmesi nedeniyle genel kurulu terk etmek zorunda kaldığını, yokluğunda alınan kapıcı çalıştırılmasına ilişkin 8 nci ve yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile kooperatif aleyhine açılmış ve açılacak davalarla ilgili masraf ve vekalet ücretinin kooperatifçe karşılanmasına yönelik kararların mutlak butlanla katıl olduğunu, ayrıca kanuna aykırı şekilde usulsüz ihtarlar sonucu kooperatif yönetim kurulunca ihracına karar verildiğini, bu kararın da usulsüz olduğunu iddia ederek, 25.06.2000 tarihli genel kurulun, kurulda alınan 3, 4, 5, 8 ve 9 ncu maddelerinin, genel kurulca ve yönetim kurulunca verirken ihraç kararlarının iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddialarının yersiz olduğunu, başvuruya rağmen bakanlık temsilcisinin katılmadığını, davacının, genel kurulda ihracına ilişkin gündemin görüşülmesine sinirlenerek toplantıyı terk ettiğini, kooperatife hasmane tutumlar sergilediğini, ihraç kararlarının usulüne uygun olduğunu, davalarının süresinde açılmadığını bildirerek, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin 1163 sayılı yasanın 87 nci maddesine uygun başvurduğunu, bakanlıkça temsilcinin görevlendirilemeyeceğinin bildirdiği, 8 ve 9 ncu maddelerin genel kurulda tartışıldığı, davacının tehdit sonucu toplantıyı terk ettiği hususunun kanıtlanmadığı, bu maddelere yönelik davaların süresinde açılmadığı, ibraların 36 oya karşılık 1 oyla yapıldığı, toplantı ve karar nisabının bulunduğu, şerefiye farkı alınmasına, SSK. dan alınan ilişkisizlik belgesine ve yargılama giderlerinin kooperatifçe karşılanmasına ilişkin hususların 14.03.1999 tarihli genel kurulda tartışılıp karara bağlandığı, yeniden gündeme taşınmak istendiği, aidatların fahiş olmadığı, üst birlikten çıkmanın sakıncalarının açıklanmadığı, genel kurulda ve yönetimce alınan ihraç prosedürüne uygun bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 25.06.2000 tarihli genel kurulun 9 ncu maddesinin ihraca ilişkin kısmının ve yönetim kurulunun davacının ihracına ilişkin kararın iptallerine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy