(6762 S. K. m. 64)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.01.2003 tarih ve 1996/1067 - 2003/20 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının aynı yerde iki ayrı eczanenin sorumlu müdürleri olduklarını, müvekkilinin 1990 yılından itibaren resmi kurumlarla anlaşmalı olarak çalıştığını, eczanelerin resmi kurumlarla anlaşmalarının Türk Eczacılar Birliği ile Maliye Bakanlığı arasında imzalanan protokoller çerçevesinde yapılıp, eczanelerin hastalardan belli bir katılım payı almak zorunda bulunduklarını, davalının hastalardan katılım payı almama yolundaki faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetten men'ine, TTK. nun 64 ncü maddesi uyarınca davacının cezalandırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (100.000.000.) TL maddi ve (200.000.000.) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasının dayanağını oluşturan Türkiye Eczacılar Birliği İzmir Eczası Odası yetkilileri tarafından tanzim edilen 01.02.1996 ve 13.03.1996 tarihli tespit tutanaklarına istinaden Türkiye Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı'nca verilen meslekten (3) gün süreyle men kararının iptali için İdare Mahkemesi'nde açılan davanın derdest olduğunu, müvekkilinin hastalardan katılım paylarını aldığını, davacı istemlerinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı tarafından davalının hastalardan katılım payı almadığı hususunun ispatlanamadığı gibi, davacıya verilen meslekten men kararının kesinleşen mahkeme kararıyla iptal edildiği, kaldı ki, davacının zarara uğradığını da kanıtlayamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy