(6762 S. K. m. 1295) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2001/131 - 2002/1128 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili ve davacı Acente temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkiline ait vasıtanın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunduğunu, aracın 15.12.1997 tarihinde yaptığı kaza sonucu araçta oluşan hasar bedelinin davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, ( 1.415.000.000 )TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı D.... Sigorta A.Ş vekili davaya cevabında, davaya konu sigorta poliçesinin 08.10.1997 tarihinde tanzim edilip, peşinat ve taksitleri ödenmediğinden, 02.12.1997 tarihinde iptal edildiği, esasen poliçe peşinatının tahsil edilememesi nedeniyle TTK'nun 1295.maddesi uyarınca sorumluluklarının başlamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacının poliçe peşinat ve taksitlerini ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizin 18.12.2000 gün ve 2000/8707 Esas, 10160 Karar sayılı ilamıyla karardan yazılan gerekçelerle davacı yararına bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile ( 1.193.000.000 )TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı acente temsilcisince temyiz edilmiştir.
Dava,davalı D.... Sigorta A.Ş nezdinde kasko sigortalı olan aracın uğramış olduğu hasar bedelinin davalı sigorta şirketi ile acenteden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın dairemizce bozulması üzerine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma sonrası oluşturulan karar her hangi bir gerekçe ihtiva etmediği gibi, hükme dayanak alınan bilirkişi raporununda hüküm vermeye yeterli olduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır.Şöyle ki; davacının poliçe prim bedelini ödediğine dair iddialarının kanıtı olarak dosyaya sunduğu,dava dışı İhlas Sigorta A.Ş ait sigorta poliçesinde sigortalının B.... Ltd. Şti olduğu ve poliçe primininde bu şirket tarafından ödendiği,yine davaya konu sigorta poliçesinde sigortalının davacı olduğu ancak yine dava dışı Süleyman A.'a ait çekin bakiye prim borcunun ödendiğine dair delil olarak sunulduğu, söz konusu çekin Şaban Y. isimli bir şahıs tarafından bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.Görüldüğü üzere,tüm bu gelişmelerin somut olaydaki poliçe priminin ödendiğine delil teşkil etmesi tüm bu ilişkiler yumağının açıkça ortaya konulamaması nedeniyle mümkün değildir,HUMK'nun 288.maddesi uyarınca dava değeri dikkate alındığında ödeme olgusunun tanıkla da ispatı caiz olmadığından, davalı sigorta şirketi ile davalı acente defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle davacının poliçe prim borcunu rizikonun gerçekleşme tarihinden önce ödeyip,ödemediği belirlenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan inceleme sonucu ve bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı D.... Sigorta A.Ş vekili ile davalı V.... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy