(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2000/723-2002/1918 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.12.2003 günde davacı avukatı Süleyman Temel ile davalılar vekilleri Mustafa Yılmaz ve Ayşe Nurcan Erol gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,davalı Belediye'nin müteahhidi olan diğer davalının yaptığı yol,yağmur suyu, atıksu inşaatına dair kazı çalışmaları sırasında müvekkiline ait Ayazağa Santralı sahasının hasara uğradığını, tespit edilen hasar bedelinin tahsili için yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, toplam 53.408.931.825 TL'nin avans oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı belediye vekili,3533 sayılı yasa uyarınca davanın hakemde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin inşaatı diğer davalı müteahhide ihale ettiğini ve meydana gelen zarar nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca Aykome Kararı kapsamında kalan inşaat için davacının inşaat sahasında kalan deplase yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Davalı B.... Tekstil Ltd.Şti.vekili,meydana gelen zararın müvekkili ile ilgisi bulunmadığını,anılan yerde müvekkilin bir çalışması olmadığını,davaya konu inşaatın Aykome Kararı kapsamında kaldığını davalının kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,taraflarca sunulan kanıtlara ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre,davacıya ait tesislerin davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında hasara uğratıldığı,hasarın meydana gelmesinde davalının %100 kusurlu olduğu, zarar miktarının 53.408.931.825.TL olarak belirlendiği ve davalıların bu zarardan müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle,davanın kabulü ile 53.408.931.825TL'nin 23.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı,davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava,haksız fiil kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu haksız fiilin davalı Belediye'nin yapım,bakım ve sorumluluğunda olan Cendere yolu ( yol,atıksu,yağmur suyu )inşaatının yapımı sırasında meydana gelmiştir.Görüldüğü üzere,anılan işin yapımı bir kamu hizmetinin ifası olup,bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana gelen zararlardan dolayı idareye karşı açılacak davalar özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Hizmet kusurundan kaynaklanan zarar nedeniyle açılacak tam yargı davalarının idari yargı yerinde açılması gerekir.Bu durumda mahkemece,davalı idare yönünden davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken,bu yön gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın davalı Belediye yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Ancak,davalı vekili,davaya konu inşaatın Aykome Kararları kapsamı içerisinde kaldığını ve işin sahibi Belediye tarafından davacıya tesislerinin deplasesesi için yazılan yazılara karşın tesisleri kaldırmadığı ve asıl kusurun davacıda olduğunu savunmuştur.Mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda dava konusu inşaatın Aykome Kararları kapsamında olmadığı belirtilmiştir.Oysa,davalı Belediye'nin davacı tarafa yazdığı 29.05.1996 ve 26.01.1998 tarihli yazılardan dava konusu inşaatın Aykome Kararları kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Aykome'nin ihalesini yaptığı işlerde,deplasesi gereken alt yapıların,ait olduğu kurum ve kuruluşlarca deplasesinin yapılacağı ve ücret talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığı ve bu kararın taraflar yönünden bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir.
Ancak,deplase işleminin yapılıp yapılmadığını kontrol etmeksizin,deplasesi yapılmayan bir yerde çalışma yaparken, ilgili kurum ve kuruluşa önlem alması için uyarı yapmaması ve oradaki tesisin niteliğine göre çalışma yaparak, zararın oluşmasından kaçınılmaksızın kazı yapılmak suretiyle, olayda davalı tarafın kusurlu olduğunun, davacının da Aykome Kararları'na uymadan deplase işlemini zamanında yapmamasından ötürü bu yerde gerçekleşen zararda davacıya da atfı kabil bir kusur oluşturur. Mahkemece, bu hususların dikkate alınmaması isabetli olmamış ve kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle,davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 1 )No'lu bentte yazılı nedenlerle,kararın davalı Belediye, ( 3 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle,davalı şirket yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalılar vekillerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy