(1086 S. K. m. 193, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.12.2002 tarih ve 2000/659 - 2002/1004 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.12.2003 günde davacı karşı davalı avukatı Kuten Turhan ile davalı karşı davacı avukatı Taylan Büyükkalkan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca bir kısım inşaat malzemeleri ile bir adet yüzer vinç ve dubanın İstanbul'dan Batum Limanı'na taşınması konusunda anlaştıklarını, ancak kötü hava şartlarından dolayı Akçakoca açıklarında halatın kopması üzerine geminin dubayı orada bırakıp yoluna devam ettiğini, dubanın yerinin tespit edilip karaya çekilmesi ve Zonguldak'tan Batum'a çekilmesi için bir takım masraflar yapıldığını ileri sürerek, toplam 9.379.560.000.-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle dubanın yeniden yedeğe alınmasının imkansız olduğunu, dubanın terk edilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş ve karşılık dava ile 12.000 USD demoraj bedeli ile, 10.000 USD kazanç kaybının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, meteoroloji kayıtlarındaki hava durumu ile gemi jurnalindeki hava durumunun birbiri ile örtüşmediği, itibar edilen meteoroloji kayıtlarına göre, 03.09.1999 tarihinde herhangi bir fırtına halinin ve gemi ile dubanın seyrini önleyecek bir duruma rastlanmadığı, 5 kuvvetindeki bir rüzgarın ise geminin seyir ettiği bölgeye ve mevsime göre normal olup, taşımanın bu koşullarda kabul edildiği ve davalı taşıyanın bu şartlara uygun çekme gereçleri kullanmak suretiyle müdebbir bir taşıyıcının davranması gerektiği şekilde davranmadığından kusurlu olduğu, davacının yaptığı toplam 5.028.610.000.-TL masrafın uygun bulunduğu, karşılık dava yönünden ise, davalının yetkisizlik kararı üzerine tahrik dilekçesi vermediği anlaşıldığından HUMK.nun 193/son maddesi hükmü uyarınca davasının açılmamış sayılmasına karar verilmek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın 5.028.610.000.-TL'lik kısmının kabulüne, karşılık davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilinin 03.12.2003 tarihli son oturuma katıldığı ve ek raporun taraf vekillerine bu oturumda tebliğ edildiği, davalı vekili rapora karşı itirazlarını yazılı olarak bildireceğini beyan etmesine karşın itirazlarını bildirmesi için süre verilmeyerek, savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş ve kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, itiraza konu olan bilirkişi heyetinde yer alan Yaşar Semih S.'ın raporun hazırlanması aşamasında vefat ettiği ve raporun diğer iki bilirkişi tarafından düzenlenip imzalandığı anlaşılmıştır. Oysa, bilirkişilerden birinin ölmesi veya başka bir nedenle eski bilirkişi heyetinin teşekkül etmesinin mümkün olmaması halinde, kalan iki veya bir kişiden ek rapor alınamaz. Bu halde, mahkemece gerekli görülüyorsa yeni ( ikinci ) bir bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. ( Bkz.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II.5.baskı, sh.1893 vd. ) Mahkemece, davalı vekilinin asıl rapora itirazı kabul edilip ek rapor alınmasına karar verildiğine göre, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, bu hususların gözetilmemesi de, isabetli olmamıştır.
3-Ayrıca, karşılık dava,asıl dava ile birlikte yetkili mahkeme önüne gelmiş olup, gerek asıl gerekse karşılık davanın tek bir esas numarası ile görüldüğüne ve asıl davanın usulüne uygun bir tahrik dilekçesi ile yetkili mahkeme önüne gelmiş olmasına ve bu durumda karşılık davanın da, asıl davaya tabi bulunmasına göre, karşılık davanın da, yetkili mahkeme önüne usulüne uygun olarak geldiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi de, doğru görülmemiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişen diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ), ( 2 ) ve ( 3 ) No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 4 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına. 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy