(1163 S. K. m. 17) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.05.2002 tarih ve 2001/317-2002/256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken, 27.9.2000 tarihinde istifa etmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığını, istifanın kooperatif yönetim kurulunca 12.1.2001 tarihinde kabul edildiğini, müvekkilince ödediği aidatların tahsili amacıyla girişilen icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini, akabinde 2.4.2001 tarihli genel kurulda ortaklıktan ayrılanlara yapılacak ödemelerin üç yıl süreyle ertelenmesine karar verildiğini, anılan genel kurulun yok hükmünde olduğunu, müvekkiline yapılacak ödeminin kooperatifin varlığı tehlikeye düşürecek nitelikte bulunmadığını belirterek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibi itibarıyla davacının muaccel bir alacağı bulunmadığını, yapılacak geri ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürür nitelikte olması nedeniyle, ödemelerin genel kurul kararıyla ertelendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının kooperatif ana sözleşmesine uygun işlem yapmamsı nedeniyle, ortaklıktan çıkmanın ancak, davacı hakkında istifanın kabulüne dair alınan 12.1.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla gerçekleştiği, bu nedenle davacının alacağının 2001 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel hale geleceği, icra takip tarihi itibarıyla davacının alacağının muaccel hale gelmediği, bu davada genel kurulca alınan erteleme kararının incelenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava ortaklıktan istifaen ayrılan ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca doğan alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 13. maddesi uyarınca hukuki yardımın konusu para veya para ile değerlendirilebilir olduğundan davalı yararına tarifelerin üçüncü kısmına göre belirlenen miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy