(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2002/853 - 2002/1189 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalıların trafik sigortacısı ve maliki olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçlarında meydana gelen zararın tazmini için davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe limiti ile gerçek zarardan sorumlu olduklarını savunmuştur.
Davalı A... Souitsme hakkındaki dava 10.10.2002 celse atiye terk edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı sigorta şirketi yönünden 197.950.000.-TL asıl alacak, 100.548.041.-TL işleyen faiz olarak takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalıların malik ve zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkilinin aracına verdiği zararın tazmini için davalılar aleyhine yaptığı takibe olan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalının Trafik Sigortacısı olan davalı Ş.... Sigorta A.Ş.nin temerrüdü 2918 sayılı Yasa'nın 99 ncu maddesine ve poliçe genel şartları 12.maddesine göre belirlemek gerekir. Buna göre, "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak ihbar tarihinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise, dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvuru olmadığı doğrudan icra takibine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu davalı yönünden temerrüt faizine icra takibinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı Şeker Sigorta Şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy