(818 S. K. m. 41, 45)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.06.2002 tarih ve 1998/78-2002/180 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarında müvekkillerinin kardeşi ve çocukları bulunan S. Y.'in davalılardan A. C.'in şoförü, R. D.'ın maliki olduğu traktörün çarpması sonucu öldüğünü, aracın zorunlu trafik sigorta poliçesinin bulunmadığını, şoförün kusurlu olduğunu, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu, manevi zarardan davalılar R. D. ve A. C.'in sorumlu bulunduğunu iddia ederek, 300'er milyonar anne ve baba için 200 milyon TL, kardeş için toplam 800 milyon TL. nin davalılar A. C. ve R. D.'dan, 562.500.000.-TL maddi tazminatın ise, tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. C. vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Maliye ve Gümrük Bakanlığı vekili, husumetin kendilerine düşmediğini, davanın Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği'ne yöneltilmesini savunmuştur.
Davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Karayolları Trafik Kanunu fonu vekili, ölenin çocuk olduğunu, yetiştirme giderlerinin daha yüksek çıktığını, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, R. D. hakkındaki davanın atiye bırakıldığı, ölen küçük S.'in yaşı, sosyal durumu dikkate alındığında çalışan kadınların oranının azlığı, evlendiklerinde gelirlerini kendi ev ve çocuklarına vakfettikleri, anne ve babaya destek olması pek muhtemel görünmediği, ölüm nedeniyle davacıların manen üzüldükleri, manevi tazminattan sadece A. C.'in sorumlu olacağı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat isteminin reddine, 300'er yüz milyon TL anne ve baba için, 200 milyon TL kardeş için manevi tazminatın davalı A. C.'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatının doğabilmesi için, ölen kişinin üçüncü kişiye yardımda bulunması, destek olması gerekir. Bu anlamda destek, tazminat hakkı bulunan kişiye fiilen, düzenli ve sürekli bir şekilde bakan veya bakması kuvvetle muhtemel kimseye denir. Desteğin, ölüm halinde fiilen mevcut olması şart değildir. İleride de olması mümkündür.
Çocukların ana babaya destek olmaları hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Nitekim Yargıtay kararlarında da açıkça, evladın ilerde ana ve babasına destek olacağı karine olarak kabul edilmiştir. Bunun aksini iddia eden ispat etmek zorundadır. (YHGK. nun 21.04.1982 tarih, E. 1528 K. 412 sayılı kararı) Burada önemle belirtmek gerekir ki, destek olacak çocuk konusunda kesinlikle bir cinsiyet ayrımı söz konusu değildir. Dava konusu olayda mahkemenin, davacıların ölen kızlarının yaşı, sosyal durumu, toplumdaki çalışan kadınların azlığı, kızların evlendiklerinde gelirlerini kendi evi ve çocuklarına vakfettikleri, anne ve babaya destek olmalarının pek muhtemel görünmediği gerekçesi ne somut olaya ne de hayatın gerçeklerine uygun bulunmamaktadır. Kararın gerekçesinde, tarafların dayandığı maddi vakıaların hukuki dayanakları açıklanır. Hakimler, anayasa, kanunlar ve vicdani kanaatlerine uygun karar verirler. Ancak, sübjektif değerlendirme ve kendine özge hayat algılarını hukuki bir gerekçe olarak kullanma hakkına sahip değildirler. O halde, davacıların, ölen kızlarının desteğine muhtaç olacakları karine olarak kabul edilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy