(2004 S. K. m. 68/son)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.202 tarih ve 2001/179 - 2002/395 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin borçlu, diğer davalıların kefil olarak yer aldığı kredi sözleşmesinden doğan borcun kat edilerek kesinleştiğini, davalılar aleyhine başlatılan ilk icra takibinin düştüğünü, ikinci icra takibi hakkında da itiraza uğraması nedeniyle açılan dava neticesinde mükerrer olduğu gerekçesiyle, reddedilerek icra inkar tazminatına mahkum edildiklerini, davalıların tazminatı dava dışı bir şahsa temlik ettiklerini, bu şahsın temlik aldığı tazminat için icra takibine başladığını, İ.İ.K.nun 68/son maddesi uyarınca tazminatın akibetinin bu dava sonucuna bağlı olduğunu ileri sürerek, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 24.962.360.000.-TL.nın davalılardan tahsili ile tazminatın tahsilinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerine kat ihtarı tebliğ edilmediğini, bu dava ile temerrüdün başladığını, davacı aleyhine hükmedilen ve üçüncü kişiye temlik edilen tazminat için bu davada tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların kredi borçlarının bulunduğu, İ.İ.K.nun 68/son maddesi uyarınca davacı aleyhine hükmedilen tazminatın kaldırılmasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile, 23.067.200.095.-TL.nın davalılardan tahsiline, kötüniyet tazminatının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, banka kredi sözleşmesinden doğan alacak ve daha önce aynı alacak için gerçekleştirilen takiplerden dolayı İ.İ.K.nun 68/son maddesine göre hükmedilen tazminatın karşı tarafa ödenmemesi istemine dayalıdır.
Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin davacı banka tarafından kat edildiği, bankanın bu davadan önce ilk olarak icra takibine başladığı, bu takibe yapılan itiraz neticesinde açılan itirazın kaldırılması davasının red ile sonuçlanarak, davacı banka aleyhine İ.İ.K.nun 68/son maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, bu tazminatın davalı kredi borçluları tarafından dava dışı Mehmet Hanefi T.'a temlik edildiği ve anılan şahıs tarafından davacı banka aleyhine icra takibine başlanmış olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece davacının talebi üzerine dava dışı temlik alanın icra takibine konu alacağının tahsilinin durdurulmasına karar verilmiş olup, hüküm ile de, İ.İ.K.nun 68/son maddesi uyarınca hükmolunan tazminatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak, davacının talebi ve mahkemece kurulan hüküm ile, temlik alan yoluyla takip yapan ve bu davadan bağımsız bir süje olan Mehmet Hanefi T. hakkında ve onun aleyhine hüküm doğuracak şekilde karar verilmesi doğru değildir. O halde mahkemece, davacı vekiline, temlik alacaklısı Mehmet Hanefi T. aleyhine dava açılması imkanı verilerek, açılacak olan davanın bu dava ile birleştirilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre daha önce hükmedilen % 40 tazminat konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy