(6762 S. K. m. 1301) (2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2002/570 / 2002/865 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin T.T.K'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne, dair tesis edilen hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasından kaynaklanan alacağın rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davalı O.... Lojistik A.Ş. vekili temyiz itirazında dava ile ilgili olarak taraflarına usulüne uygun duruşma davetiyesi ve davaya ilişkin başkaca bir belgenin tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma haklarını kullanamadıklarını ileri sürmüştür.
Dosya incelendiğinde, davanın 13.06.2002 tarihinde açıldığı, davalı olarak O.... Uluslararası Nak. Ltd. Şti'nin gösterildiği ve şirket adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma davetiyesinin Bursa adresine gönderildiği ve tebligatın işveren eşine yönelik yapıldığı anlaşılmıştır. Temyize ekli 17 Ekim 2001 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi örneği incelendiğinde şirketin yeni adının O.... Lojistik A.Ş. olduğu ve ticari merkezinin de İstanbul olduğu anlaşılmakla, davadan önce davalının ticari unvanının değiştiği ve adresinin de İstanbul olmasına rağmen dava dilekçesi ve duruşma davetiyesinin eski unvanıyla çıkarıldığı, yanlış adrese gittiği görülmüştür.
Savunma hakkı Anayasa (m.36) ile güvence altına alınmış olup, HUMK. nun 73. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (HUMK mad. 73).Buna göre hâkim Anayasa ile güvence altına alınan ve HUMK'da da ayrıca düzenlenmiş bulunan iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafların duruşmaya çağırmak zorundadır. Somut olayda, davalıya usulüne uygun davetiye gönderilmemesi sonucu davalı şirket davadan haberdar edilmemiş, savunma hakkı da bu nedenle kısıtlanmış olduğundan, davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy