(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 73) (2709 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.06.2002 tarih ve 2001/948 - 2002/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı sigorta rücu davasıdır.
Dava dilekçesinin davalının adresine çıkartılan tebligat alıcı adresi bina deprem tadilatlı, tadilattan dolayı alıcıların başka adreslerde olduğundan evrak tebliğ edilemiyor ve alıcısının muhtarda kaydı olduğu.... şerhi ile iade edilmiştir. Mahkemece, bunun üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 nci maddesinde yazılı usule göre, duruşma günü ve dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Oysa bu maddedeki usulle tebligat yapılabilmesi için, öncesinde usule uygun bir tebligatın yapılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla davalı, temyiz dilekçesinde kararın varlığından takip dosyasıyla haberdar olduklarını bildirdiğinden, taraf teşkili yapılmadan esasa girilerek hüküm tesis edildiğinin kabulü gerekir.
1982 Anayasası'nın 36 ncı ve HUMK. nun 73 ncü maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davalıya savunma olanağı verilmek, varsa delilleri ibraz ettirilerek değerlendirilmek, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy