(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 29.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2001/911 - 2002/705 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait araca tam kusurlu çarpması sonucu dava dışı kasko sigortasınca ödenmeyen 292.911.109.-TL hasar, 220.000.000.-TL kazanç ve 100.000.000.-TL değer kaybı olmak üzere toplam 612.000.000.-TL zarar oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, maddi zararlar için 1.200.000.000.-TL olan poliçe teminatlarının, davacının dava dışı kasko sigortasının rücusu nedeniyle ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Taner, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan sigorta şirketi ve Taner'e yönelik olarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigortasınca ödenmeyen maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan sigortacının düzenlediği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nde, maddi zararlar için öngörülen poliçe limitinin 1.200.000.000.-TL olduğu, davacı aracın kasko sigortacısının rücusu ile bu meblağın davalı sigorta tarafından ödenerek ibraname alındığı çekişme konusu değildir.
O halde mahkemece, davalı sigorta yönünden limitle sorumluluk ilkesi gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle diğer davalı ile birlikte davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli gerçek zarar kapsamında ise de, aracın tamiri süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşabilen kazanç kaybının trafik sigorta kuvertürü dışında kaldığından, bu kalem zarardan da davalı sigortanın sorumlu tutulması da kabul şekli bakımından isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy