(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/1982-2002/1473 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile dövize endeksli konut kredisi sözleşmesi akdettiğini, 300.000 USD olarak alınan kredinin, 3.795 miktarlı 56 taksit ve 55.000 USD 4 adet ara ödemeli olmak üzere ifasının kararlaştırıldığını, Şubat 2001 krizi nedeniyle işlem temelinin çöktüğünü, uyarlama koşullarının gerçekleştiğini iddia ederek, sabit kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek dövize endeksli konut kredisinin değişen şartlara uyarlanmasını, bakiye borcun taksit sayısı ve miktarının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ülkemizdeki son on yıldaki döviz artış oranının belli olduğu, davacının bilerek dövize endeksli kredi kullanıldığı, meydana gelen artışın beklenmedik bir durum kabul edilmeyeceği, uyarlamanın kabulü halinde bütün olumsuzlukların davalıya yükleneceği, kredinin de bir maliyetinin olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin 21.4.2003 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda davalı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dövize endeksli konut kredisi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
06.03.2003 tarihinde kabul edilen, 14.03.2003 tarih 25048 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 38 nci maddesi hükmü uyarınca dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c, 10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak Tüketici Mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece, dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy