(818 S. K. m. 104/son)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.11.2002 tarih ve 2001/179 - 2002/612 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2003 günde davalı avukatı Muzaffer Önder gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, özelleştirme kapsamında satışa çıkarılan T.... A.Ş.nin dava dışı A.... Ortak Girişim Grubu'na ihale edildiğini, ihale şartları gereğince alıcı lehine davalı yanın verdiği teminat mektubu bedelinin tazmini istenmesine rağmen gecikmeli olarak tazmin edildiğini faiz tahakkuku sonucunda teminat mektubu bedelinin 5.797.438.893.-TL bakiyesi kaldığını ileri sürerek, bu miktar asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 384.575.714.-TL.nın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, ilk tazmin talebinin teminat mektubu içeriğine uygun olmaması nedeniyle reddedildiğini, 07.02.2001 tarihli talebin usulüne uygun olması üzerine 250.000.000.000.-TL.nın aynı gün, bakiyesinin ise 08.02.201 tarihinde tazmin edildiğini, makul sürede yapılan ödeme nedeniyle faiz borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, teminat mektubu bedelinin gecikmeli ödenmesi sonucunda davacının 701.099.444.-TL faiz isteme hakkı bulunduğu, mektup metni içeriğine göre bu miktarın direnim faizi olmadığı ve kapital faizi olup ana para niteliğinde bulunması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz yürütülebileceği gerekçesiyle, dava kısmen kabul edilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafından düzenlenen teminat mektubu bedellerinin tamamı gecikmeli olarak ödendiğinden davacı yan ancak geciken süre için faiz isteminde bulunabilir. Bilirkişi raporunda hesaplanan ve mahkemenin karara esas aldığı miktar geç ödeme nedeniyle oluşan faiz alacağı olup, BK.nun 104/son maddesi gereğince bu miktara yeniden faiz yürütülmesi doğru değildir. O halde, davacının hesaplanan faiz alacağına yeniden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, davanın kabul ve red oranlarına göre yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekir iken, tümümden davalının sorumlu tutulması da doğru görülmemekle kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy