(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2001 tarih ve 2000/380-2001/549 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının ödemediği aidat ve imar katılım borcu nedeniyle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kooperatife borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne davalının 104.890.000 TL. aidat borcu, 120.000.000 TL. imar kalıtım borcu ve 168.679.000 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 393.569.000 TL. yönünden itirazının iptaline ve takibin devamına, faize faiz uygulanmamasına, takibe konu alacağın %40'ı oranındaki icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, aidat ve imar katılım borcundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. 15.08.1999 tarihli genel kurul toplantısının gündemin 9. maddesinde, başkanın, üyelerin iskan müsaadesi için belediyeye ödenmek üzere 5 taksit halinde 150.000.000 TL.yi kooperatife ödemeleri, evlerin 72 m2 yaptıklarını yazılı olarak kooperatif yönetimine bildiren ve yönetim tarafından incelenerek beyanı doğru kabul edilen üyelerden bu meblağın istenmemesi, ancak bu üyelerin iskan alındıktan sonra binalarına ilave yapmaları halinde bu parayı faiziyle birlikte ödeyecekleri konusunda yazılı beyanda bulunmaları gerektiği, bu durumda olan üyelerden alınamayan 150.000.000 TL.nin kooperatif kasasından karşılanmasına ilişkin önerisinin oybirliği ile kabul edildiği görülmüştür. Daha sonra kooperatif yönetim kurulu tarafından ortaklara hitaben gönderilen 27.09.1999 tarihli yazıda da, binasında hiçbir fazlalık bulunmayan, oturma izin belgesi almış ortakların, ileride hiçbir eklenti yapmayacaklarını, yapacak oldukları takdirde yönetimin talep edeceği bedeli itirazsız olarak ödeyeceklerini bildiren bir noter taahhütnamesini yönetim kuruluna iletmeleri halinde, durumları incelenip uygun bulunursa ödemelerden muaf tutulacağı belirtilmiştir. Davalı, icra takibine itiraz dilekçesinde ve mahkemedeki beyanlarında evinin projeye uygun olarak inşa edildiğini, herhangi bir eklenti yapmadığını savunduğu halde, mahkemece bu savunma üzerinde durulmaksızın, davalının kooperatife bu konuda bir başvurusu bulunup bulunmadığı, bağımsız bölümünde eklenti olup olmadığı araştırılmada, eksik incelemeyle 120.000.000 TL. imar katılım payı ve faizinden de sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy