(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.07.2002 tarih ve 2001/1735 - 2002/651 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile ömür boyu aylık gelir sözleşmesi akdettiğini, vaat edilen miktarın 24.000.TL. olduğunu, zaman içinde Türk Lirasının değer kaybı nedeniyle ödenen paranın çok düşük kaldığını beyanla emeklilik maaşının 346.290.000.TL. olarak tespitini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede kararlaştırılan miktarın daha sonra artırılmış olduğunu, sözleşme serbestisi içinde imzalandığını, uyarlama istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın kısmen kabulü ile aylık gelirin dava tarihinden itibaren 213.440.186.TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk alanında düzenlenen Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi ile davacıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması isteminden kaynaklanmaktadır.
Sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sistemlerinde, sözleşmeye aynen uyulması (Pacta Sund Servanda) ilkesi hakim olup, ancak sözleşmenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan durum ve koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulmuş olması gibi genel ve objektif koşulların gerçekleşmiş olması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile (Clausula Rebus Sic Stantibus) sözleşmenin yeni koşullara uydurulması imkanı doğabilecektir. Böyle bir davada sözleşmenin uyarlanmasına karar verebilmek için hüküm tarihinde dahi sözleşmenin ayakta kalması zorunludur. Dava konusu olayda ise, temyiz dilekçesine ekli, davalı bankanın devir edildiği T.C. Z.... Bankası yönetim kurulunun 14.11.2001 tarihli kararına dayanılarak, Tasfiye Halindeki T. E.... Bankası A.Ş. Tasfiye kurulu tarafından verilen 28.12.2001 tarihli karar ile dava aşamasında sözleşmenin fesih yolu ile ortadan kaldırıldığı ileri sürülmüştür. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek somut olayda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy