(6762 S. K. m. 1281, 1301)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/399-3003/593 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikleri ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın park halindeyken yanması dolayısıyla uğradığı hasardan doğan sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aşırı alkolün etkisiyle aracın yandığını ve zararın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin verdiği davanın reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, dain ve mürteinin muvafakatinin araştırılması gerektiğine işaret edilmek suretiyle bozulduktan sonra, bozma kararına uyularak toplanan delillere göre, yangın olayının münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiği ve teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangından doğan araç hasarına ilişkin kasko sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Araçtaki yangın olayının davalıya sigortalı araç sürücüsü alkollü iken meydana geldiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dosyadaki delillerden, yangın olayının nasıl meydana geldiği, o sırada aracın park halinde mi, hareket halinde mi olduğu anlaşılamamaktadır. Araç sürücüsünün alkollü iken arabayı kullanmaya çalıştığı ve bu sırada zorlanmadan yangının meydana geldiğinin kabulü ise sadece varsayıma dayalıdır. Bu hususu ispat yükü davalıda olduğuna ve açıklanan husus geçerli delillerle ispat edilemediğine göre, yangın sonucunda araçta meydana gelen hasarın teminat kapsamında kaldığının kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy