(818 S. K. m. 388/3) (4743 S. K. m. 6/b4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.02.2003 tarih ve 2001/365 - 2003/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2003 günde davacı avukatı Necdet Doğan ile davalı avukatı Güner Çelebi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu çekin tahsili için girişilen icra takibi sonucunda çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının saptandığını, yapılan araştırmada davalı bankaca 3167 sayılı kanun hükümleri dikkate alınmadan işlemler yapıp çek verdiği, keşidecinin böyle bir hesap açtırmadığının anlaşıldığını, çalışanlarının hukuka aykırı işlemlerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, ( 6.750.00.000.- ) TL.nın 30.06.2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu, çeki davacıya ciro eden şirketin yetkili temsilcisi ile keşidecinin kardeş olduklarını, çek hesabının keşidecinin vekilince açtırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanatlara, ilgili icra takip dosyasına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çekin konulduğu icra takibinin semeresiz kaldığı, çek hesabının açılmasına dayanak oluşturan vekaletnamede BK.nun 388/3 ncü maddesince aranan anlamda vekile kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin tanınmadığı, yetersiz vekaletnameye dayalı çek karnesi düzenleyen davalı bankanın çekten dolayı davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı banka vekilince çek hesabı sahibi dava dışı Hurşit K. ve onun genel vekili Metin S.'nun ortak imzası ile 25.11.1999 tarihinde açılan vadesiz mevduat hesabının anılan vekilin başvurusu doğrultusunda 23.03.2000 tarihinde çek hesabına dönüştürülerek hesap sahibinin vekiline çek karnesinin teslim edildiği, davacının hamili bulunduğu çekten önce de bu hesabın muhtelif çek keşidesi hareketlerine konu edildiği, hesap sahibinin bilgi ve onayı ile çek hesabının oluştuğu, vekili ile olan muvazaaya dayalı olarak bir takım çekleri vekiline imzalatmasından bankanın sorumlu tutulamayacağı savunulduğuna göre, çek hesabı açtıran vekilin dayandığı vekaletnamede BK.nun 388/3 ncü maddesi anlamında kambiyo taahhüdüne yetkili kılınmamış olmasına bakılmaksızın değinilen hesabın dayalı değil gerçek ( ve icra takibine imza itirazında bulunarak hakkındaki takibi iptal ettiren ) bir kişiye ait olmasına bakılarak çek hesabının ne şekilde oluştuğu, daha önce keşide edilen çeklerin akıbeti gibi olguların banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi ile saptanmasından sonra hesabın niteliğinin aydınlatılması ve sonucuna göre bankanın çek bedelinin tahsil edilememesinde kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, davalı taraf savunması araştırılmaksızın salt işlemi yapan vekilin vekaletnamesindeki eksikliğin esas alınarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, H.... Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy