(6762 S. K. m. 319) (1163 S. K. m. 98) (213 s. VUK. m. 231)
Taraflar arasında görülen davada Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 2002/59 - 2002/972 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2003 günde davacı avukatı Tarık Anıl ile davalı avukatı Mustafa Küçükkonyalı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 29.11.2001 tarihine kadar davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığı yapan müvekkilinin, aidat ödemelerinin aksaması ve kooperatifin kredibilitesinin düşmesi nedeniyle kendi kişisel malvarlığı ve kredibilitesi ile sağladığı nakit kaynaklarla kooperatif inşaatının sürmesini temin ettiğini, bu tür harcamalardan dolayı kooperatiften (105.419.520.000.-) TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000.000.000.-TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif ortaklarınca düzenli aidat ödendiğini, inşaat harcamalarının kooperatif kasasından yapıldığını, tamamlanan konutların 2000 yılında ortaklara teslim edildiğini, oysa davacının ibraz ettiği harcama belgelerinin görevinin sona erdiği 2001 yılına ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, kooperatif kayıtlarına ve bina değerini saptamaya dönük keşif ve tanık anlatımlarına dayanılarak, ibraz edilen fatura ve belgelerin VUK.nun 231 maddesine uygun olmadığı, 1163 sayılı Kanun'un 98 ve TTK.nun 319 ncu maddelerine göre çift imza ile yapılmayan harcamaların kooperatifi bağlamayacağı, kooperatif yararına harcama yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde kooperatifin kasa mevcudunun inşaat harcamalarını karşılamaması nedeniyle kişisel nakdi varlığı ve kredibilitesi ile bu ihtiyaçları kısmen karşıladığını ileri sürdüğüne göre, bu iddialar bir maddi olgu olarak gerçek ve geçerli ise sebepsiz zenginleşmeye ilişkin genel hükümler çerçevesinde istirdadının istenebileceğinden hareketle, 24.02.1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin uygulamaya konulduğu tüm süreç boyunca yapılan inşaat harcamalarının niceliğinin ne olduğu, harcamaların ne şekilde yapıldığı, her bir harcama tarihindeki kooperatif nakit varlığının buna yeterli olup olmadığı, ilgili banka hesap ekstreleri ve ilgili döneme ait tüm kooperatif kayıt ve defterleri ile gerekirse inşaat üzerinde yeniden yaptırılacak inceleme sonunda kooperatif uzmanı ve muhasebeci bilirkişilerden alınacak rapor sonucu belirlendikten sonra karar verilmek gerekirken, kooperatif adına yapılacak iş ve işlemlerden dolayı kooperatifin adına yapılacak iş ve işlemlerden dolayı kooperatifin üçüncü kişilere karşı sorumluluk koşullarını öngören 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 ve TTK. nun 319 nu maddelerine uygun harcama yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy