(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2001/327-2002/1137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile uzun yıllardan beri çalıştığı ve değişik kredi sözleşmeleri imzalayarak krediler kullandığını, kullanılan kredilere karşılık son olarak 01.09.1999 tarihinde toplam 1.480.692 USD.nin itfa planına göre ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak, Şubat 2001 ayında ortaya çıkan ekonomik kriz ve yaşayan devalüasyon nedeniyle edimler arasındaki dengenin bozulduğunu belirterek, (987.132) USD tutarındaki bakiye borcun uyarlanması suretiyle 21.02.2001 tarihli kur üzerinden ödenmesine, bunun mümkün olmaması TL.ye çevrilerek borcun uyarlanmasına, bunun da mümkün olmaması halinde borcun mahkemece uygun görülecek kur değeri üzerinden uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya borçlu bulunan davacının kat ihtarnamesi keşide edilerek temerrüde düşürüldüğünü davacının nakit döviz kredisi aldığını ve bu parayı serbestçe tasarruf ettiğini, davacının uyarlama talep edebilmesi için gerekli koşulların bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı şirketin davalı bankadan aldığı döviz kredisinden doğan borçlarının 01.09.1999 tarihinde itfa palanına bağlandığı ve borcun (3) yıl süresince belirlenen aylık dolar cinsi taksitle ödenmesinin karalaştırıldığı, davacının bu yılına uygun olarak taksitlerini ve dönem faizlerini yaklaşık 1,5 yıl muntazaman ödemekte iken 2001 yılı Şubat ayında vukubulan ekonomik kriz nedeniyle döviz kurlarının %100 arttığı, bu durumun itfa planının yapıldığı tarihte öngörülmediği davacı tacir ise de, basiretli davranışının ancak kendi iş yeri ve işletmesiyle ilgili öngörüler olabileceği, devlet politikası olan sabit kur sisteminin çökmesinin itfa planının düzenlendiği tarihte öngörmesinin beklenemeyeceği, 2001 Şubat krizinden sonra davacının itfa planına uymasının hak ve adalet duygularını inciteceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacı şirketin davalı bankaya olan döviz borcunun uyarlama yapılarak 21.02.2001 tarihli kur üzerinden ve TL.ye çevrilerek ödenmesine, ödemelerin aylık (55.291.762.134) TL. olarak yapılmasına karar verilmiştir.
Bankalar Hükümetin izni ile faaliyette bulunan, öz kaynaklarından ziyade, faiz karşılığında topladıkları mevduatı, Türk Ekonomisinin gelişme hedefleri doğrultusunda kredi olarak ekonominin kullanımına sunan ticari kuruluşlardır. Yine başlıca kaynakları; yurt dışından sağlanan prefinansman ve sendikasyon kredileri, bankalar arası para piyasası, T.C. Merkez Bankası, varlığa dayalı menkul kıymet ihracı, menkul kıymet alım-satımı, repo işlemleridir. Bu kaynaklardan sağlanan olanaklara karşı, bunlara faiz ödemesinde bulunurken kur değişmeleri nedeniyle, kambiyo zararına maruz kalabilecekleri, kambiyo zararlarını asgariye indirmek, taahhütlerini karşılayabilmeleri hususunda kur riski ve döviz likiditesi düzenlemelerine para otoritelerinin (Hazine ve Merkez Bankası) uyguladıkları, disponibilite ve mevduat munzam karşılığı yükümlülüklerine uymak zorunda bulundukları çok açıktır. Öte yandan, bu faktörler direkt maliyeti oluşturduğu gibi personel, kira, reklam, kırtasiye büro makinaları, sabit kıymet amortismanları ve benzeri unsurların da maliyete ekleneceği belirgindir. Bankanın bu özel durumları, sözleşmenin uyarlaması yapılırken gözden ırak tutulmamasına özen gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı bankadan 30.09.1999 - 30.08.2002 tarihleri arasında geri ödemesi yapılacak olan 36 ay vadeli, aylık ödemesi her yıl için değişken olan, toplam 1.480.692 USD. bedelli dövize endeksli kredi kullanmıştır. Davacının kullandığı kredi miktarı ve aylık taksit miktarı ve taksitlerin uzun vadeye bağlanması dikkate alındığında, yukarıda açıklanan sözleşmenin uyarlanma şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediği ve davacı talebinin hakkaniyet ve nefaset kurallarına uymadığının kabulü ile, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 12.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy