(818 S. K. m. 18, 118) (1086 S. K. m. 204)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.09.2002 tarih ve 1998/29-2002/956 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ... olmakla ... işin gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, davalı Bankanın Keresteciler Şubesi'ne 1997 yılı Eylül ayında müvekkiline ödenmek üzere muhtelif havaleler yoluyla paralar gönderildiğini, davalı Bankanın nam-ı müstear iddiasıyla dava dışı Sateks Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borcuna karşılık takas/mahsup uygulayarak müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.882.978.500.-TL.'nin Bankaya yattığı tarihten itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacının çalışanı olduğu Sateks firmasından alacaklı olduğunu, havalelerin Sateks firmasının bayilerinden firma hesabına ve davacı adına geldiğini, davacının firmanın alacaklılarından mal kaçırma amacıyla nam-ı müstear olacak hareket ettiğini, 01.10. 1997 tarihli gazete röportajında da bunu doğruladığını, firma ile müvekkili arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre davalının takas-mahsup hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere göre, davalı Bankanın işlemlerin danışıklı olduğunu her türlü delille ispatlayabileceği, davacının 01.10.1997 tarihinde gazetede yayımlanan demeciyle davacı adına gelen bir kısım havalelerin davacı tarafından alacaklılardan mal kaçırmak için çalıştığı dava dışı şirket hesabına ve şirketin kaçan sahibine gönderildiğinin. havalelerin kredi borçlusu şirketin bayileri tarafından yollandığının kanıtlandığı, davacının bu kişilerle ticari bir ilişkisi bulunduğunun ileri sürülmediği, havalelerin sayısal çokluğu ve miktarı dikkate alındığında dava dışı kredi borçlusu şirketin yönlendirmesi sonucu danışıklı bir biçimde havalelerin davacı adına yollandığı kanısına varıldığı, görünürdeki işlem yanların gerçek iradesine uygun olmadığından BK'nun 18. maddesi uyarınca havale işlemlerinin geçersiz olduğu, şirket bayileri veya ürünleri pazarlayanlar aldıkları mal bedellerini satıcı Satesk'e ödemek amacıyla havale gönderdikleri için gerçek alıcının dava dışı firma olduğu, bu danışığı fark eden, şirketle aralarındaki sözleşme kurallarına göre paraları borca mahsup eden davalının işlemlerinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.140.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy