(Yangın Sigortası Genel Şartları C. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.01.2003 tarih ve 2001/1545 - 2003/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilline ait ve davalı şirkete sigortalı dairenin, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda ağır hasara uğradığını, sigorta bedelinin bir kısmının ödendiğini ileri sürerek (8.778.000.000) TL. nın 12.02.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Yangın Sigortası Genel Şartlarının C.10.maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu dairenin maliki davacı olsa da poliçedeki menfaat sahibinin Adnan Erdinç Yamaç olması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu itirazları kabul edilmese dahi (2.600.000.000) TL ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, deprem sebebiyle dava konusu taşınmazın 12.09.2002 tarihinde yıkıldığı, ödenmesi gereken tazminat miktarının (2.600.000.000) TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın 12.02.2001 tarihinden itibaren, faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekili, yangın sigortası genel şartlarının C.10. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağını, davanın da zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunmuştur. Bu durum karşısında davalı vekili tarafından süresinde bulunulan zamanaşımı def'i üzerinde durulması gerekirken mahkemece davalı vekilinin bu savunması hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy